Birçok hetero ilişki, taraflardan birinin diğerini neredeyse komut verir gibi yönlendirmesi sayesinde (ya/da sebebiyle) devam ediyor. Sosyal medya, yıllardır süregelen bu durum için ise bir isim olmuş: Aralıkların olduğu ilişkiler. (Gap relationships)
İçindekiler
Aralıklı ilişki nedir? Gerekli midir?
Hetero ilişkilerdeki kadınların hepsi bilir ki, bir ilişkiye en çok zarar veren şey iletişimdeki problemler değil, partnerlerine sürekli olarak sormaları gereken “Ne giymeyi düşünüyorsun?” sorusudur. Birçok hetero ilişki, taraflardan birinin diğerini neredeyse komut verir gibi yönlendirmesi sayesinde (ya/da sebebiyle) devam ediyor. Sosyal medya, yıllardır süregelen bu durum için ise bir isim olmuş: Aralıkların olduğu ilişkiler. (“Gap relationships”) Bu tanım, başta verdiğim örnek gibi moda üzerinden doğsa da hayatın başka noktalarına da hızlıca sıçradı. Swag gap (Swag kelimesini direkt çevirmek pek mümkün değil, basitçe havalı olmak diyebiliriz.) ile başlayan bu farkındalık; hayatın sosyallik, arkadaş sahibi olma, politik bilinç, “woke-luk”, eğitim, para, iş, hobi, meşguliyet gibi alanlarına da sirayet etti.
Bu hikayede tabii ki kadının defalarca kalbi kırılıyor ve hayal kırıklığına uğruyor ama yeteri kadar sabırlı ve affedici ise bir noktada erkek “nasıl davranması gerektiğini” öğreniyor, adete hizaya geliyor. Yani malzemeleri alıp hayalinizdeki erkeği inşa ediyorsunuz. Bir “kendin yap” projesi, umarım evinizde silikon tabancısı vardır.
İlişkilerde “kendin yap” modeli
Kadınlar, bu ilişkilerin ve örneklerin neredeyse hepsinde ilişkideki aralığın “daha çok” olan kısmında kalıyor. Bana kalırsa, kadınları yıllardır kendilerine anlatılan “DIY” ilişki modelinden bıkması bu aralıkların farkındalığını artırıyor. Kadınsanız, küçük yaşlardan itibaren hem yakın çevrenizden duyacağınız hem de medyada “mükemmel çift” olarak göreceğiniz model oldukça benzerdir: Başrollerde ne istediğini ve kim olduğunu bilen bir kadın, tecrübesiz ve ilişkilerde beceriksiz bir erkek. Bu hikayede tabii ki kadının defalarca kalbi kırılıyor ve hayal kırıklığına uğruyor ama yeteri kadar sabırlı ve affedici ise bir noktada erkek “nasıl davranması gerektiğini” öğreniyor, adete hizaya geliyor. Yani malzemeleri alıp hayalinizdeki erkeği inşa ediyorsunuz. Bir “kendin yap” projesi, umarım evinizde silikon tabancısı vardır.
Bir etkinliğe giderken yanınıza yakışacak şekilde giyinmeyi becerebilmesinden, sosyal bir ortamda konuşmanın bir parçası olmasa da odayı okuyabilmesinden, kendine ait arkadaşları ve hobileri olmasından bahsediyorum.
Erkekleri yeniden şekillendirmekle uğraşmalı mıyız?
Hiçbir aralık olmadan bir ilişki yaşamak mümkün mü? Açıkcası bilmiyorum. Emin olduğum şey ise, bu hayata bir öğretici ya da kolaylaştırıcı olarak gelmediğimiz. Bu yüzden de bir erkeği baştan yaratmakla uğraşmamamız gerektiği. İnsanların ilişki içinde birbirine bir şey katmasından ya da ortak bir yaşama doğru değişmesinden bahsetmiyorum çünkü. Yetişkin bir erkeği basit insan hakları noktasında eğitmeye çalışmak, bir internet araması kadar uzağında olan bilgileri onun için daha da kolaylaştırarak ona sunmaya çalışmaktan bahsediyorum. Bir etkinliğe giderken yanınıza yakışacak şekilde giyinmeyi becerebilmesinden, sosyal bir ortamda konuşmanın bir parçası olmasa da odayı okuyabilmesinden, kendine ait arkadaşları ve hobileri olmasından bahsediyorum.
Sırtımıza kambur olmayan ilişkilerimizden gönül rahatlığıyla bahsedebileceğimiz uzun masa sohbetlerinin hayalini içimde taşıyorum. Bir önceki jenerasyonun hatalarının başka paketlemelerle önümüze sunulmadığı günlere niyet ediyorum.
Fotoğraf: Instagram,@baronscho