Parfüm

Parfümör olmanın duygusal coğrafyası: Burnun hafızası

Parfümör olmanın duygusal coğrafyası: Burnun hafızası

Bir kokuyu formüle etmek, sadece molekülleri doğru kurallarla bir araya getirmek midir? Yoksa her parfümör burnunda, kendi hayatının bir haritasını mı taşır? Parfümör olmak, laboratuvarda öğrenilen bir teknik kadar; çocukluğun, toprağın ve hafızanın da bir mesleğe dönüşmesidir belki.

Parfümör olmak, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir meslek gibi görünür. Binlerce ham maddenin adını, kaynağını, kimyasını, doğasını ezbere bilmek, notaları bir mimar gibi kurgulamak için yıllar süren bir eğitimden geçmek gerekir. Sektörde sıklıkla dile getirildiği gibi, bir “burun” olmak genellikle uzun bir çıraklık sürecini ve yüzlerce, hatta binlerce ham maddeyi ezbere tanımayı gerektirir; tıpkı Givaudan’ın 1946’da kurduğu parfüm okulunda olduğu gibi, kurumsal bir disiplin içinde şekillenen bir sanattır bu. Ama işin içindekiler bilir ki bu sanatın gerçek malzemesi laboratuvardan çok önce, parfümörün kimliğinde saklıdır. Bir parfümörün burnu, aslında onun en sadık hafıza defteridir; her koklama, bir anıyı yeniden açan bir anahtar gibi çalışır.

Bu mesleğin en büyüleyici tarafı da tam olarak burada; teknik bir disiplinin, en mahrem duygularla iç içe geçmesinde… Bir parfümör, laboratuvarında bir formül kurarken aslında çoğu zaman bilinçaltında bir yere (bir bahçeye, bir yağmura, bir eve) dönüyordur. Nitekim MG International Fragrance Company Parfümörü Koray Sevinç’in, bugün kullandığı notaları çocukluk hatıralarına doğru takip ederken anlattıkları, bu görünmez bağın en çarpıcı örneklerinden biri:

“Çocukluğumdan kalan en güçlü koku sahnelerinden biri, yaz sıcağında ısınmış toprakla incir yaprağının birlikte verdiği kokudur. O kokunun içinde hem güneş hem gölge vardı. Bugün hala yeşil, sütlü ve hafif mineral nüansları seviyorsam bunun nedeni büyük ihtimalle o ilk hafızadır. Çoğu zaman bir parfüm tasarlarken aslında yeni bir şey icat etmiyor, eski bir duygunun peşinden gidiyorum.”

— Koray Sevinç, MG International Fragrance Company Parfümörü

Bu ifade, tam olarak parfümörlüğün neden yalnızca bir meslek değil, bir hayat biçimi olarak tarif edildiğini anlatıyor. Çünkü iyi bir “burun” sadece kokuları ayırt etmez; onları hisseder, onlara bir hikaye yükler ve o hikayeyi başkalarının da hissedebileceği bir dile çevirir.

Bu, sabırla, tekrarla ve derin bir öz farkındalıkla örülen sessiz sanat; laboratuvar önlüğünün altında, çoğu zaman çocukluktan kalma bir hatıra defteri gizlice nefes alır. İçinde sanat olan parfümler için diyebiliriz ki, bir tüketici olarak bir parfüm şişesini elimize aldığımızda satın aldığımız, yalnızca bir koku değil; bir parfümörün, bir insanın onu bugüne getiren hatıralarından miras kalan duygudur. Belki de bir parfümörü gerçek kılan, burnunun keskinliğinden çok, geçmişiyle kurduğu bu dürüst bağdır.

Bazen bir formül, bir laboratuvarda doğar. Bazen de yıllar önce koştuğun bir ormanda çoktan yazılmıştır.

*Burun: Parfüm endüstrisinde, binlerce kokuyu hafızasında taşıyan ve onları bir hikayeye dönüştürebilen parfümör için kullanılan meslek tabiri.

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.