RİSK

Zeynep Güler; “Aileme hastalık derecesinde düşkünüm. Onlara bir şey olacağı düşüncesi beni çıldırtıyor diyebilirim. Bu nedenle her fırsatta olur olmaz nedenlerle eve telefon açıp konuşuyorum. Kimi zaman bu halimden sıkılıyorlar ama elimden başka türlüsü gelmiyor. Telefonla ulaşamadığım zamanlarda ise halimi görmelisiniz. Bir keresinde ağlayarak duvarları tekmelediğimi hatırlıyorum. Bu halimle nasıl başa çıkabileceğimi gerçekten bilemiyorum” diyor.

Evet, hayatımızı devam ettirebilmemiz adına bir kısım tehlikelerden uzak durmamız gerekiyor. Bunun da altında kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi korkular var ama nereye kadar… Korkularımızın kontrolden çıktığı yerde devreye anksiyete giriyor. Psikolog Dr. Başak Demiriz; “Bazen korkulara panik atak da eşlik ediyor. O zaman da fizyolojik belirtiler ortaya çıkıyor. Bu durumda uzman yardımı almak iyi olur. Düşüncelerin yanlış inanç mı, korku mu olduğunu ayırt etmek için yine kendi kendimizi test etmek en iyisi. En basitinden, objektif cevap vereceğine güvendiğiniz insanlara sorabilirsiniz” diyor.

TEHLİKE ABARTILINCA…

Herhangi bir konuda hissedilen korkunun ucu kaçtığında ise olanlar oluyor. Aslında olmayan tehlike gözde büyüdükçe büyüyor. Başa çıkılmayacak hale geldiği noktada ise hayatın akışını bozacak sonuçlar beliriyor. “Eğitim hayatım boyunca matematiğim zayıftı. Rakamları sevemedim gitti. Bir süre sonra matematik konusunda beceriksiz ve zayıf olduğuma ben dâhil etrafımda kim varsa herkes inanmaya başlamıştı. Üniversite sınavı zamanı geldiğinde çoktan kararımı vermiştim; matematik puanlı bir bölüm seçmeyecektim. Oysa çocukluk yıllarımdan beri Çevre Mühendisi olmak istemiştim. Ailemden birkaç kişi matematiğimi kuvvetlendirip şansımı denemem için neredeyse yalvarıyorlardı. Parmağımı bile kıpırdatmadım. Kazanamayıp rezil olacağıma başka meslek seçtim oldu, bitti. Sanat Tarihi okudum, şimdi ise tekstil işi yapıyorum” diyor
Esra Günek.

Okurken içinizden ‘böyle olmamalıydı’ diye geçirmiş olabilirsiniz ama doğru. Kendi hakkında, altında korku saklı yargılarla kesin kararlara varan bu ve bunun gibi çok örnek var. Dr. Başak Demiriz konu hakkında şunları söylüyor; “Ben matematiği yapamıyorum diye bir korkunuz varsa bunu bir yere yazıp gerçek olup olmadığını sorgulamanız gerekiyor. Gerçekten mi yapamıyorsunuz yoksa kafanızda yazdığınız senaryoya mı ayak uyduruyorsunuz. Öncelikle kendinize bunu kanıtlamanız lazım. Senaryoysa bunun içinde rezil olma, sıkılma, terleme gibi renkli hikâyeler mutlaka yer alır. Yanı sıra bir de çaresizlik ve yenik düşme gibi noktalar da bulunur.”

KORKUNUN ÜSTÜNE GİT

Yavaşça… Korkuyu yenmek adına acele hareket etmek çoğu zaman daha kötü sonuçlara yol açabiliyor çünkü. “Korkunun üstüne gitmek işe yarayan bir yöntem ama bu da adım adım yapılmalı. Gerçeğimiz haline gelen korkuyu yavaş yavaş test etmeliyiz. Böylece aslında zannettiğimiz kadar korkunç olmadığını görürüz. O nedenle küçük tecrübelerle başlamak en iyisi” diyor Demiriz.

Birçok kadının sırf bu korkular yüzünden kötü giden ilişkilerini sonlandıramadıklarını da ekliyor Başak Demiriz. “Ayrıldıktan sonra felakete sürükleneceklerini düşünüyorlar. Dolayısıyla içinde bulundukları ilişkinin aslında ne kadar kötü olduğunu görmüyorlar bile” diyor. Korkuda genetik nedenlerin yanı sıra öğrenmenin etkisi de var. İkisi birbirini tetikliyor. Bazılarının nedeni ise yaşanan travmalar. Bir kedi size saldırdıysa hayat boyu kedilerden korkabilirsiniz. Bu gibi durumlarda psikolojik sağlamlığı önemli olduğunu belirtiyor Dr. Başak Demiriz ve ekliyor; “Olayların üstesinden çabuk gelebilenler etraftan destek aldıklarında korkularını da daha kolay yenebilirler” diyor. Dolayısıyla korkularınızdan korkmak yerine onları yok etmek için gerekeni yapın. Sözün özü, kendinize güvenin.

Total
0
Shares

Bir cevap yazın