Evde ekmek yapmaktan sıkılıp, evde sevgili yapmayı düşünen okuyucularımız için dating app’ler ve onları çevreleyen algılara derinlemesine bakıyoruz.

Her canlı gibi üremeye programlı olduğumuzdan konuyu eninde sonunda sekse getiriyoruz. Öyle ki, bu yatkınlığımız ‘sex sells’ düsturu altında kolaylıkla sömürülebiliyor. Basit bedensel güdülerin üstüne, karmaşık sosyal yapılar kurma huyumuzdan dolayı bu deyişin seksin satmasından çok ‘sekse ulaştırmanın satması’na döndüğünü de fark etmiyoruz. Sahip olduğumuz her obje, alabildiğimiz her hizmet ve kazanılacak her nitelik, kafamızda bu şekilde tartılıyor. Öncelikle her şeyin ‘kaldırma kuvveti’ni ölçüyoruz.

Bizi alınan üst baş ve araba, ulaşılan mevki ve kariyer, edinilen yetenek ve niteliklere koşturan bu soru oluyor: Bu, seks yapmama yarayacak mı? Zira Van Gogh o fahişeden yüz bulsaydı, belki de kulağını kesip otoportre yapmaya gerek duymayacaktı. Ya da çok sevdiğimiz şarkılar birilerini etkileme umudu olmadan yazılmayacaktı. Tabii, cinsel açıdan daha arzu edilebilir olmak adına kurduğumuz yapılar, zamanla bağımsızlığını kazanabiliyor. Yaptığımız spor bir hobiye, sanat ise tutkuya dönebiliyor. Ancak bu dönüşüm, içten içe her konuyu sekse getirme eğilimine engel olmuyor. Seks yapma amacını, utandığımız için, sekse ulaşma araçlarına kurban ettiğimiz noktada tıkanıyoruz.

Teknoloji de yeni imkânlarla ‘sex sells’ diyerek bu tıkanıklığı açmaya, derdimizi ele güne karşı netleştirmeye çalışıyor. Günlük hayattta amacımıza ulaşmamızı kolaylaştırıyor.

En iyi arkadaşlık uygulamaları yazımız da buraya ekliyoruz.

OnlIne date

“BURASI KASIYOR, X VAR MI?”

İlk başta her şey bir gaz ve kod bulutuydu. Ve gökten ilahi bir ses duyuldu: SLM ASL? Chat ve kısa mesajlara ilk dating app’ler diyebiliriz. Hızlı bir iletişim yolu olarak çıkan bu teknolojik gelişmeyi nasıl sekse ulaşma arzusuna feda ettiğimizi de yukarıdaki sorunun açılımında bulabiliriz… Yaşın kaç? Cinsiyet? Neredesin? Aslında kibarca; “Beni çok uğraştırmadan aşkımızın filizlenme ihtimalini anlamama yardım et” deniliyor. Kabaca ise “Bu işin oluru ne?” demek isteniyor. Tabii düz mesajlar bir zaman sonra kendimizi ifade etmemize yetmedi.

Profil resimleri ile eşkâl vermeye, ufak bilgi kutucukları ile ilgi alanlarını belirtmeye ve hatta o an ne dinlediğimizi ele güne ilan ederek, ruh hâlimiz konusunda bilgi vermeye başladık. Bu gelişmeler bizi bir sonraki adım olan sosyal medyaya taşıdı. Daha çok fotoğraf, daha detaylı bilgi, sosyal çevreyi gösteren doneler ve düşünce dünyamızı yansıtacak paylaşımlarla daha cazip profiller oluşturduk. Seks arzumuz yerini aslında seksin mezesi olan beğenilme arzusuna bıraktı.

Daha çok arkadaş, takipçi ya da beğeni, sanal bir haz kaynağına döndü. Ardından, gerçek hayattaki tanışmaları simüle etme çabasıyla, görüntülü chat siteleri açıldı. Ancak gerçek hayatta da hiç sevmediğimiz sebeplerden ötürü tutmadı. Sosyal medyanın sunduğu ‘düşünerek ve planlayarak bir kimlik yaratma’ olgusu bize bir kez tatlı gelmişti. Görüntülü konuşmadaki takılmalar, çatallaşan sesler, düşünülmeden edilen laflar gereksiz birer riskti. Bu sırada sosyal medya da artık seks arzusundan bağımsız bir yapıya dönmüştü. Bir kere anamız, babamız vardı.

Patronumuz, hiç sevmediğimiz akrabamız… Kimisi için ticari bir yapı, bir iş koluydu. Olay potansiyel seks yapılacak kişiyi beğenmekten çıkmış, karmaşıklaşmıştı. Sosyal medyanın da artık bir örf ve adeti vardı. Bir kez daha işi karmaşıklaştıran ve ‘Benim fotoğrafımı beğendi, story’mi izlemedi. Ne demek bu?’ gibi varoluşsal ve ulvi sorulardan bunalan insanlık; böylece her şeyin sağa sola kaydırmak kadar net olduğu bir mecraya yöneldi: Dating App’ler.

“YAŞAMAK ÖZELDEN MESAJ ATAN BİR ERKEK GİBİ TEK VE HÜR. VE FOTOĞRAFA YORUM YAPAN ON TANESİ GİBİ KARDEŞÇESİ!”

Günümüzde milyonlarca kişi dating app’ler üzerinden tanışıyor, ilişkiye başlıyor ve evleniyor. Başta yarattığı ‘seks sepeti’ algısı biraz kırılmış durumda. Hâliyle bu uygulamalara da diğer sekse ulaşma araçlarımız gibi artık çeşitli örf ve adetler hâkim. Hatta sadece takılmak isteyenlerin en bilinen platformlarda azınlık olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum da kullanıcılar arasında bir çatışma yaratıyor.

Kimisi bu uygulamaları sıradan seks için kullananlardan yakınırken, bir diğer kesim de app’in amacına aykırı davrananları eleştiriyor. Oysa bu durum seks arzumuzla medeniyet algımızın çatışması kadar eski. Bu çatışmalar zamanla yeni dating platformların doğmasına sebep oluyor. Sadece takılmak isteyenler, yatağa üçüncü arayan çiftler, farklı cinsel yönelimler ve fetişler ayrı platformlarını kurarak; sekse ulaşım sürecini kullanıcıları için kolaylaştırmaya çalışıyor. Dating app’ler birkaç senedir hayatımızda olsa da kimileri için üzerlerindeki sosyal leke baki. Uzun süre boşta kalan arkadaşlarımızın ‘yeter artık ben de açacağım’ serzenişleri, birlikte olduğumuz insanın bu app’leri kullandığını öğrendiğimizde ondan soğuma, kullanan kişileri küçümseme hep bu bakışın ürünü. Kullanıcılar sosyal açıdan başarısız ya da gereksiz şehvetli addediliyor.

Âdeta dating app’lerle sanal bir kötü yola düşülüyor. Seks istenmesi utanç veren bir ihtiyaç. İkram edilmeden rica edenleri ‘abaza, yollu, aklı orada, yanık’ diye yaftalayıp ayıplıyoruz. Bu yaftalama sosyal hayatımızın her alanına sirayet ediyor. Cinselliği ilkel görüp bastırarak, medeni olarak alımlayabileceğimiz formlar yaratıyoruz. Ardından bastırılmış cinselliğimiz olur olmadık yerlerden çıkmak üzere bilincimize siniyor. Âdeta acıkmanın ayıp ya da zayıflık olduğu bir dünya yaratıyoruz. Oysa cinsellik her şarkıda, her eserde, her sosyal aktivitede dışarı çıkmak için bekliyor. Sosyal hayatın durduğu bugünlerde özellikle yalnız olanlarımızın, başkalarının yakınlığına her zamankinden çok ihtiyacı var. Her ihtiyacımız için teknolojinin sürdüğü sanal çözümleri kullandığımız bu dönemde, yakınlık kurmanın sanal yollarına kötü gözle bakmamıza gerek yok.

Neticede, bize kabul edilebilir gelen sosyal münasebetler de yarım asır önce birer tabuydu. Sanal ilişkiler uzun süredir hayatımızda. Dahası ilişkilerimiz de sanala çoktan geçmiş durumda. Dokunmanın suç olduğu bugünlerde, lafı dolandırmadan ihtiyaçlarımızı gidermeyi vadeden app’lerle, eve sipariş edilebilecek bir temas ise belki mümkün. Hepinize bol match’li günler dilerim.

Total
0
Shares