Röportaj

Skingevity: Yaşsız yaş almanın yeni formülü

Skingevity: Yaşsız yaş almanın yeni formülü

Cilt sağlığı ve estetik uygulamalarında son yılların en çok konuşulan kavramlarından biri olan “Skingevity”, güzelliğe yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırımı olarak bakıyor. Cildin doğal yapısını koruyarak uzun vadeli kalitesini artırmayı hedefleyen bu yaklaşımı, eksozom teknolojilerinden foto yaşlanmaya, günlük bakım rutinlerinden yüz yogasına uzanan geniş bir çerçevede ele aldık.

“Skingevity” kavramının yaratıcısı olarak tanıyoruz sizi. Skin ve longevity’yi birleştiren bu yaklaşım sizin için tam olarak ne ifade ediyor?

Skingevity, benim meslek hayatımın başından beri bakış açımın ve birikmiş tecrübelerimin bir yansıması olarak, cildin her daim bakımlı, canlı, ifadesi bozulmamış, doğal ama çarpıcı görünebilmesi için kişiye özel yaptığım planlama ve uygulamaların bana ait tescilli bir tarifi. Çok genç yaşlardan itibaren kendinize ve kolajeninize yatırım yaparak, her yaş döneminde “sende bir güzellik var” etkisini taşıyabileceğiniz bütünsel bir bakış. Sürdürülebilir bir şekilde içten dışa kendinize iyi baktığınızda, aynaya her bakışınızda olmak istediğiniz kendinizi görebileceğiniz “yaşsız yaş alma” sırrı.

Son dönemde herkes eksozom teknolojilerini konuşuyor. Gerçekten cilt için ne vaat ediyor, hangi ciltlerde anlamlı sonuç veriyor?

Eksozomlar, hücreler arası haberleşme molekülleridir. Hücrelerin birbirleriyle doğru iletişim kurmasını sağlar, sorun olan bölgede cevapları regüle eder. Bunu, bir orkestranın orkestra şefinin talimatlarıyla çok daha uyumlu bir senfoni çalması gibi düşünebilirsiniz. Bu şekilde inflamasyon azalır ve tamir artar. Cildinde veya saçlı derisinde sorun yaşayan hastalarımıza uyguluyoruz. Foto yaşlanma, leke problemleri, kızarık cilde sebep olan sorunlar, rozase, akne izleri ve saç dökülmelerinde başarılı sonuçları var. Anlamlı sonuç alabilmek için ciltteki problemi doğru saptamak ve lazer veya cihaz işlemleriyle birlikte kombine kullanmak gerekiyor. Yani yine kişiye özel planlama ile ilerlemek önemli.

Bahara girerken cildi daha canlı, güçlü ve sağlıklı hazırlamak için en doğru profesyonel uygulamalar hangileri?

Mevsim geçişlerinde genellikle vücudumuz yorulur ve bu da cildimize yansır. Hem bu yorgunluğu gidermek hem de gelecek olan bir sonraki mevsime hazırlık yapmak için genellikle cildin antioksidan kapasitesini artırmak üzere en çok “cilt kalitesi enjeksiyonları” diye adlandırdığım çeşitli mezoterapi kokteylleri, Somon DNA, hyaluronik asit gibi özel enjeksiyonlar yapıyorum. Bir de “cam cilt”, yani “glass skin” etkisi için mutlaka tıbbi peeling eklemeyi ve cilt bariyerini güçlendiren son teknoloji cihazlarla yapılan uygulamamızı tavsiye ederim. Tüm bunlar cildin güneşten hasar almasına karşı koruyucu görev yapar ve kullandığınız ürünlerin etkisini artırır.

Akdenizli kadınlar olarak güneşi çok seviyoruz. Foto yaşlanmayı önlemek için en doğru yaklaşım nedir?

Güneşin pek çok faydası var; o yüzden doğru şekilde güneşlenmeyi tavsiye ediyorum. Ancak çocuk yaştan itibaren özellikle aşırı kızararak güneş yanığı olmaktan kaçınmak gerekiyor çünkü bu durum kanserojen etki yaratıyor. Ayrıca bütün yıl açıkta kalan yüz, boyun, dekolte ve ellerin çok daha dikkatli bir şekilde güneş koruyucularla hem güneşten hem görünür ışıktan hem de cihazlardan ve ışıklandırma kaynaklarından yayılan ışıktan korunması gerekiyor. Aksi takdirde foto yaşlanma dediğimiz cilt kırıkları, pigment ve damar bozuklukları ortaya çıkıyor.

Bunun için günlük olarak kullanabileceğiniz, koruyucu filtresi kuvvetli olan, tercihen mineral filtreli ve makyajınızı da kolay yapabileceğiniz renkli pek çok güzel ürün var. Güneş koruyucu kullanımının yanı sıra özel antioksidanlarla ve vitaminlerle vücudun antioksidan kapasitesini artırmak ve lekelenmeye karşı cilt tamirini artıracak serum veya krem şeklinde, ihtiyacınıza özel içerikler kullanmak da önemli. Yılda minimum iki kez, özellikle mevsim geçişlerinde yapılan cilt kalitesini artıran cihaz ve enjeksiyon uygulamaları da foto yaşlanmayı çok ciddi oranda azaltıyor.

Klinik uygulamaların yanında, daha doğal ve günlük hayatta uygulanabilir yöntemler açısından baktığınızda, cildin uzun vadeli kalitesini korumak için herkesin hayatına eklemesi gereken alışkanlıklar neler?

Kendinize iyi bakmak demek, cildinize iyi bakmak demektir. Asla sizlere klişe gibi gelmesin. Herkesin öncelikle beslenmesine, uykusuna ve egzersizine özen göstermesi gerekiyor çünkü bunların tamamı cildinize yansıyacak. Şekerli gıdalarla beslendiğinizde glikasyon kolajen yapısını bozacak veya uyumadığınızda kolajen yapımı azalacak.

Ayrıca günde iki kez cildinize uygun bir rutini uygulamak, cildi temiz tutmak ve güneşten korumak elbette alışkanlık olarak yapılmalı. Cilt yapınıza veya mevsimlere göre içerikler kişiye özel planlanırsa daha da verimli sonuçlar alınabilir.

Son olarak günümüzde sosyal medya ile birlikte popüler olan ve yüz kaslarını çalıştıran birçok farklı teknik kullanılmakta. Yüz yogasından face sculpt’a uzanan geniş bir yelpazede birçok farklı alternatif çıkıyor karşımıza. En anlamlı sonuçları almak için hangilerini etkin buluyorsunuz?

Yüzünüzün yapısı oldukça karmaşıktır; pek çok katmandan oluşur ve bu katmanların arasında lenf damarları ve kaslar bulunur. Dolaşım bozuklukları yüzünüzün ödemli olmasına ve şiş görünmesine neden olur. Bu yüzden lenf dolaşımını artıran yoga benzeri uygulamalar, günlük kremlerinizi sürerken bile yapabileceğiniz, işinize yarayabilecek evde uygulanabilen basit tamamlayıcılardır.

Röportaj: Esra Bebek

Fotoğraf: Unsplash

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.