Babalarımızın, dedelerimizin iş ayakkabısı olarak bildiğimiz loafer’lar nasıl bir anda bu kadar popüler olup günlük bir ayakkabıya dönüştü? Preppy ve ofis stiliyle bağdaştırılan loafer’lar, 2026’nın en çok tercih edilen ayakkabılarından biri. Bir zamanlar daha şık ve resmi görünümlerin tamamlayıcısı olarak gördüğümüz bu ayakkabılar, nasıl oldu da günlük sneaker’larımızın yerini almaya başladı?
Özellikle Adidas gibi spor markalarının güçlü bir çıkış yaptığı son sezonların ardından, sneaker’ların tam tersi bir noktada duran loafer’ların onların yerini almaya başlaması dengeleri değiştirdi diyebiliriz. Adidas’tan Samba, Gazelle, Spezial gibi rahat deri ve süet ayakkabılar, New Balance’dan 530, 9060 ve bunların ardından gelen loafer’lar. Aslında loafer’lar bizi hiç bırakmamıştı; bizim onları belirlediğimiz kalıpların dışında düşünmemiz biraz zaman aldı.
The Row, Gucci, Saint Laurent ve Miu Miu gibi markaların loafer yorumlarıyla birlikte loafer’ları bir daha düşünmeye karar verdik. Birbirinden farklı markaların look’larında farklı stillerde kombinlenen loafer’larla birlikte, onları yalnızca klasik ve resmi görünümlerin bir parçası olarak görmekten de uzaklaşmaya başladık. Günlük parçalarla bir araya geldikçe loafer’lar, sneaker’ların sahip olduğu o her şeyle giyilebilme rahatlığına biraz daha yaklaştı.
Miu Miu’yu göz önüne alırsak loafer’ları mikro şortlar, etekler, renkli çoraplar ve birbirinden farklı görünümlerle kombinlediğini görüyoruz. Değişen bir tek loafer’ları nasıl kombinlediğimiz değil, loafer’ın kendisi de oldu. Klasik ve daha sert formların yerine, ince tabanlı, yumuşak derili ve ayağı saran modeller görmeye başladık. Saint Laurent’in hafifçe büzülmüş yorumu da bunun en iyi örneklerinden biri.


Peki loafer gerçekten sneaker’ın yerini alabilir mi?
Doğruyu söylemem gerekirse evet alabilir gibi, çünkü benim kombinlerimi ele geçirdiler gibi. Daha sonra elimin sürekli onlara gitmesinin sebebini düşündüğümde ise aklıma şunlar geldi: Hem herhangi bir kombini daha tamamlanmış hissettiriyorlar hem de artık onları giymek için klasik bir stile ihtiyacımız yok. Aynı zamanda belirli bir sezona sabit olmaması ve 4 mevsimde giyilebilir oluşu onları daha kullanışlı hale getiriyor.



Elsa Hosk, loafer’ları her sezon farklı stillerde kombinleyebilen isimlerden biri. Renkli çoraplar ve desenli elbiselerle klasik loafer’ları kombinlerken, saten eteğin ya da kot pantolonun altına giyerek hem spor hem de şık bir görünüm yaratabiliyor. Kombinlerinin hepsinin farklı bir havası olmasına rağmen altına giyilen loafer’lar hiçbir görünümde sırıtmıyor, aksine kombine tamamlanmış hissi katıyor. Sanırım aradığımız o kurtarıcı ayakkabılar loafer’lar.
Loafer kombinlerine ilham arayanlar için bakabileceğiniz diğer isimlerden biri ise Kendall Jenner. Kendall loafer’ları Elsa’ya göre daha sade kombinlerin altına tercih ediyor. Genelde pantolonların altına tercih ettiği loafer’ları kazaklarla tamamlıyor ve kazağının altına bir parça daha giyip layering yapmayı da unutmuyor. Özellikle kış ve sonbahar görünüm ilhamlarında örnek alabileceğiniz Kendall’ın favorileri ise The Row loafer’lar.


Önümüzdeki sezonlarda moda haftalarında ve sokaklarda daha fazla görmeye başlayacağımız bu ayakkabılar aradığımız o kurtarıcı ayakkabılar olarak hep karşımıza çıkacak. Ne giyeceğimize karar veremediğimizde, fazla spor kalan bir kombini bir üst seviyeye çıkmak istediğimizde elimizin gideceği ayakkabılar belli. Sneaker’ları tamamen hayatımızdan çıkardık demiyoruz tabii ki ama artık günlük ayakkabı denildiğinde aklımıza gelen tek seçenek olmadıkları kesin. Loafer’lar belki de sneaker’ların yerini almaktan çok, onların yıllardır sahip olduğu yeri bu sezon paylaşmaya geliyor.
Fotoğraflar: Instagram, @kendalljenner, Miu Miu Press