Yorgunluk bedeninize zarar verebilir. Ancak ufak dozlarda stres, yaşlanma belirtilerini azaltır ve uzun yaşam için yardımcı olur.
İşte hayatta hiçbir zaman duyamayacağınız bir cümle: “Çok stresliyim, harika!” Oysaki kalabalık karşısında konuşma yapmak, sınavdan önce konsantre olmaya çalışmak gibi baskı yaratan bazı durumlar sağlığınız için artı değer taşır.

Massachusetts Üniversitesi’nden Toksikolog Doktor Edward Calabrese, “Stresin iyi ve kötüsü vardır. Kötü olan kronik ve kontrol edilemez olandır. Mesela kötü giden evlilik veya hasta bir yakın arkadaş bu tip bir etki yaratabilir” diyor. “Ancak küçük stres patlamalarının pozitif yönleri bulunur.” (İşte sunum yaparken terlemek veya trafikte sıkışıp kalmak gibi.)

Ohio State Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, kısa süreli ama yoğun stres yaşayan farelerin grip olduklarında daha çabuk iyileştikleri gözlemlenmiş. Çok fazla bilgi sahibi olmasak da bilinen araştırmalarda kısa süreli stresin diyabet, kalp rahatsızlıkları ve Alzheimer riskini azalttığı görülüyor.

Peki sebep? Stres insanı bir anda havaya zıplatır. Vücut da böylece kendini tamir etme sürecine girer. Kendini yaraladığında, bedeninin dikkati oraya yöneliverir ve hemen kendini iyileştirmeye başlar. Bağışıklık sistemin anında devreye girerek mikrop kapmasını engeller. Kısa süreli stres de aynı görevi görür. Vücutta aniden serbest radikaller ve kortizol gibi dokulara zararlı hormonlar salınmaya başlar. Vücut bunu fark eder fark etmez gerekli ekibi yerine gönderir. Eğer stres kalıcı olmazsa, siz de çabucak iyileşirsiniz ve kalan enerji ile gün içindeki yıpranmanızı (ufak yaralanmalar gibi) düzeltebilirsiniz. (Bunu şöyle düşünebilirsin: Diyelim ki, 10 dakikalığına odanızı temizlemeye karar verdin ve sonra bir de baktınız, iş bir anda bahar temizliğine dönüşmüş. Bedeniniz de kendini iyileştirme sürecinde beşinci vitese geçer.)

Yaşlanma konusunda çalışan bazı bilim adamları ileri gidip, az yoğunlukta hissedilen stresin ömrü uzattığı fikrine kadar varmış. Texas Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Profesör Edward Masoro, “Aslında bir bakıma da mantıklı. Yaşlandıkça bedenin gençken olduğu kadar hızlı onarılmaz” diyor.

Bu teoriyi destekleyici bir araştırma var. Bilim adamları sinekleri ve kurtçukları düzenli şekilde ısı altında tutarak strese maruz bıraktıklarında, daha uzun yaşadıklarını tespit etmiş. Laboratuar ortamında çoğaltılmış insan hücrelerinin zorlayıcı durumlarda kaldığında daha uzun süre yaşadığı belirlenmiş. Orta seviyeli gerginlikler; entelektüel veya sosyal çevrelerde yaşanılan zorluklar (mesela bulmaca çözmek veya hiç kimseyi tanımadığınız bir partide bulunmak gibi), ileriki yılların daha kolay üstesinden gelinmesini sağlar.

Ancak stres tek başına bir işe yaramaz. Esas sonrasında rahatlayabilmek önemli. Bedenin, gerginlik geçmeden kendini yenilemeye başlayamaz. National Institute on Aging sinirbilimcilerinden Doktor Mark Mattson, “O yüzden eğer sıkıntın çok uzun sürerse, üstesinden gelmek için pek şansın kalmaz” diyor. Ancak herkesin strese verdiği tepki farklıdır. Uzmanlar görüntüde rahatlatıcıymış gibi görünen ama aslında ters tepki veren aktivitelerden kaçınmanız gerektiğini söylüyor. İşten sonra arka arkaya üç margarita içmek veya bir kâse cips yemek bu kategoriye giriyor. Oysa koltuğa uzanıp, eline güzel bir kitap almanız veya köpeğinle oynamanız daha iyi bir seçim olur.

Stres kontrolü uzmanı ve Addicted to Stres: A Woman’s 7 Step Program to Reclaim Joy and Spontaneity in Life kitabının yazarı Debbie Mandel, “Gerginliğin faydalarından yararlanmak adına bir diğer anahtar dengeyi kurmaktır” diyor. American Psychological Association tarafından yapılan bir ankette ABD’de yaşayan, yaşları 30 ile 43 arasında olan kadınların yüzde 89’u stresli olduklarını belirtmiş. Diğer yandan enerji dolu sörfçülere ve Jack Johnson hayranlarına bakıldığında, onların ne her gün yetiştirmeleri gereken projeleri ne de geceleri kâbuslar yaşatan sıkıntıları olmadığını görürüz. Ancak bu da iyi değil. Çünkü bedenlerinde yeri geldiğinde akıtabilecek hiçbir birikimleri oluşmaz. Bu bilgiler ışığında, uzmanların kendi stres dengenizi fark edebilmeniz için önerdiği şu beş tekniği deneyebilirsiniz.

Total
1
Shares

Bir cevap yazın