Sinema & TV

Temmuz ayında ne izlenir?

Temmuz ayında ne izlenir?

Temmuz ayı saçlarımızda dans eden bir güneş ve sıcaktan önce kızaran sonra da kavrulan derimizle bizi karşılarken, ekranlarla aramıza mesafe koymak gibi bir planınız olmadığını düşünüyorum. Sinemaya gitmek isteyenler için havanın serinlediği akşam seanslarından kızlarla gidilecek bir yemeğe hazırlanırken arkada açık kalması için çerez sayılabilecek dizilere kadar temmuz ayında izlenebilecekleri sizin için derledim.

Virginia Woolf’tan Gece ve Gündüz, 3 Temmuz

1910 Londra’sında yaşayan Katharine Hilbery, kadınlar için belirlenen geleneksel yaşam biçimini kabul etmek yerine kendi yolunu çizmeye kararlıdır. Ailesinin uygun gördüğü evlilik planlarını reddeden genç kadın, en büyük tutkusu olan astronominin peşinden giderek hayallerini gerçekleştirmek için mücadele eder. Kadın hakları hareketinin giderek güç kazandığı bu dönemde, yükselen süfrajet mücadelesi ve Cambridge’de eğitim görme hayali, Katharine’e bambaşka bir yaşamın mümkün olabileceğini gösterir. Ancak hayatı, annesinin biyografi çalışmasına yardım eden idealist editör Ralph Denham ile tanışmasıyla beklenmedik bir yön alır. Lily Allen’ı beyazperdede izleyeceğimiz film, kadrosu bakımından da heyecan yaratıyor.

Moana, 10 Temmuz

Moana Remake, Pasifik Adalılarının adalarını, topluluklarını ve geleneklerini kendi yolunu açmaya hevesli genç bir kadının gözünden anlatıyor. Tanıdığımız bu hikayeyi, bu sefer de büyülü gerçekliğin etkisini kaybetmeden gerçek insanlarla anlatıyor.

The Odyssey, 17 Temmuz

Christopher Nolan’ın projeyi açıkladığından beri sinema gündeminden düşmeyen yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı’ndan sonra Odysseus’un tehlikeli yolculuğunu ve karısı Penelope ile yeniden bir araya gelmesini konu ediyor. Truva Savaşı’ndan sonra Kral Odysseus ailesinin yanına dönmek ister ancak eve dönüş yolu sanıldığından daha zordur çünkü Odysseus tehlikelerle dolu uzun bir macerayla karşı karşıyadır. Yıldızlar geçidi gibi olan filmin kadrosunda başrollerinde Tom Holland varken, Penelope’yi Anne Hathaway oynuyor. Aynı zamanda Elliot Page, Matt Damon, Zendaya ve hatta Travis Scott gibi isimler de var.

Ceza, 17 Temmuz

Eşini kaybetmiş bir hemşire olan Mahnaz, dik başlı oğlu Aliyar’ı büyütmenin zorluklarıyla boğuşmaktadır. Aile içi gerilimler, yeni partneri Hamid onuruna düzenlenen bir nişan partisi sırasında doruk noktasına ulaşır. Beklenmedik bir trajedi kutlamaların üzerine gölge düşürdüğünde, Mahnaz’ın hayatının dengesi altüst olur. İç çatışmaları ve cevap bulma arzusuyla hareket eden Mahnaz, kendi güvensizlik ve acı hislerinin içinden bir yol bulma gibi zorlu bir görevle yüzleşir.

Baba, 17 Temmuz

Tereza Nvotova’nın yönettiği Baba; başarılı bir adamın mükemmel hayatının, bebeği kreşte kaybolunca altüst oluşunu anlatıyor. Karısının telaşlı araması, Unutulmuş Bebek Sendromu olarak bilinen hafıza kaybıyla ilgili yıkıcı bir gerçeği ortaya çıkarır ve sayısız benzer trajediye eklenir.

Her Private Hell, 24 Temmuz

Garip bir sis fütüristik bir metropolü sarıp, ele geçirilmesi zor, ölümcül bir varlığı serbest bırakırken, sorunlu genç bir kadın babasını bulmak için yola koyulur. Bu arayış sırasında, kaderi, kızını cehennemden kurtarmak için umutsuz bir yolculuğa çıkan Amerikalı bir askerin kaderiyle kesişir. Filmi Nicolas Winding Refn yönetiyor ve başrolünde Sophie Thatcher oynuyor.

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün, 31 Temmuz

Serinin oldukça uzun süredir beklenen devam filminde Peter Parker, üniversiteye odaklanmaya ve Örümcek Adam’ı geride bırakmaya çalışır. Ancak yeni bir tehdit arkadaşlarını tehlikeye attığında, sözünü bozup tekrar kostüm giymek ve sevdiklerini korumak için beklenmedik bir müttefikle iş birliği yapmak zorunda kalır. Başrollerinde Tom Holland ve Zendaya’nin olduğu film, bu sene çifti beraber izleyeceğimiz ikinci proje.

Amazon Prime

Elle, 1 Temmuz

2001 yapımı ikonik gençlik filmi “Legally Blonde”un televizyon uyarlaması olan “Elle”, 1990’lardaki lise yıllarını konu alıyor. Filmde Reese Witherspoon’ın unutulmaz performansıyla canlandırdığı, neşeli ve moda düşkünü Elle Woods karakterini şimdi Lexi Minetree oynuyor. “Elle”, geleceğin hukuk fakültesi yıldızının güneşli Los Angeles’ta yaşadığı ve tamamen pembe kıyafetleriyle ortama uyum sağladığı bir dönemle başlıyor. Ailesi yağmurlu Seattle’a taşınan Elle, yeni evinde gerçek bir moda kültürü şoku yaşıyor: burada popüler çocuklar bile sıkıcı flanel gömlekler giyiyor. Dizinin grunge dönemine yaptığı göndermeler, Elle’in, yeni okulunda birdenbire uyumsuz biri olarak, sınıf arkadaşlarıyla kaynaşmaya çalışıyor.

The Ghost in the Shell, 7 Temmuz

2029 yılında Niihama Şehri, teknolojik olarak gelişmiş bir metropol haline gelmiştir. Sibernetikteki büyük gelişmeler sayesinde, vatandaşları uzuvlarını robotik parçalarla değiştirebilmektedir. Dünya artık her zamankinden daha fazla birbirine bağlıdır ve şehrin Kamu Güvenliği 9. Bölümü, küreselleşmeye doğru bu geçişin ardından yolsuzluk, terörizm ve diğer tehlikeli tehditlerle mücadeleden sorumludur. Motoko, kendi hayatının anlamı gibi çeşitli felsefi sorular üzerinde düşünürken, bu soruların cevaplarını verecek kişinin Kukla Ustası’ndan başkası olmadığını kısa sürede fark eder.

Apple TV

Silo (Üçüncü sezon),  3 Temmuz

Hugh Howey’in bir kitap serisinden uyarlanan “Silo”, dışarıdaki havanın zehirli olduğuna inanılan gelecekteki bir Dünya’da devasa bir yeraltı silindirinde geçiyor. Geçen sezon tesisin en parlak vatandaşlarından biri olan Juliette’yi Rebecca Ferguson oynuyor. Koruyucu kıyafetiyle silonun ötesine geçen Juliette ve doğup büyüdüğü yerin yakınında başka siloların da olduğunu keşfediyor. Onları oraya kim koydu? Peki ne zaman? Peki neden? 3. Sezonda hafıza kaybı yaşayan Juliette araştırmasına aralıklı olarak devam ederken, dizide sık sık yeraltı sığınağı projesinin başladığı yüzyıllar öncesine geri dönüşler sunuluyor.

Lucky, 15 Temmuz

Bu kovalamaca geriliminde Anya Taylor-Joy, ömür boyu dolandırıcı olan Lucky Armstrong’u canlandırıyor. Babası John tarafından büyütülen Lucky, bir başka dolandırıcı olan Cary ile romantik bir ilişki içindedir. Lucky ve Cary’nin bir milyon dolarlık soygunu gerçekleştirdiği günün ertesi sabahı uyandığında babasının ortadan kaybolduğunu fark eder. Kısa süre sonra hem mafya hem de FBI peşine düşer. Marissa Stapley’nin romanından uyarlanan “Lucky”, yavaş yavaş gelişen, yeni karakterler ve geçmişe dair parçaları parça parça tanıtan, karmaşık bir olay örgüsüne sahip. Dizinin yaratıcısı Jonathan Tropper, hikayenin en büyük sürprizlerini yavaş yavaş sunarken, Lucky’yi birbiri ardına tehlikeli durumlardan kurtararak sürekli kaçış halinde tutuyor.

Disney+

Pompeii: Out of Time with Tom Hiddleston, 23 Temmuz

Marvel Evreni oyuncusu Tom Hiddleston, bir akademisyen ekibinin yardımıyla Pompeii’nin son günlerine geri dönüyor. Disney+ ve Hulu’da izlenebilen “Pompeii: Out of Time”da Hiddleston, MS 79’da Vezüv Yanardağı’nın patlamasından etkilenen gerçek insanların günlük yaşamlarını ve trajik sonlarını izleyicilere aktarıyor. Üç bölümden oluşan belgesel dizisi, röportajlar ve dramatik canlandırmalar gibi standart tarihsel belgesel formatını kullanıyor. Ancak Hiddleston, alışılmadık derecede aktif bir sunucu. Pompeii’ye olan hayranlığını anlatıyor ve bilim insanları ve tarihçilerle samimi sohbetler gerçekleştiriyor. Ayrıca, yaşananları modern insan bağlamına oturtmak için hikayeyi düzenli olarak durdurup araya giriyor.

HBO Max

Marc by Sofia, 16 Temmuz

Marc Jacobs, moda dünyası için kim olduğunu anlatmamız gerekemeyecek kadar büyük, etkili ve önemli bir isim. Sofia Coppola ise, yine tanıtılmaya ihtiyaç duymayacak kadar ünlü bir yönetmen ve aynı zamanda kendisi gibi büyük isimlerle paylaştığı soyadından kaynaklı bir “sanatçı klanı”nın önemli bir parçası. Bu ikili ise, son derece yakın arkadaş. Film, Coppola’nın Jacobs’ın sinematik portresi ve çoğunlukla büyük bir moda şovunun hazırlıkları sırasında çekilen kesitlerden oluşuyor. Film, Jacobs’ın çalışma anlarını ve hayatını ve ilham kaynaklarını anlattığı gündelik sohbetleri içeren birçok sahneye de yer veriyor. Aslında, ikilinin arkadaşlığının bize de açık halde yayınlanan tatlı bir belgelemesi.

Stuart Fails to Save the Universe, 23 Temmuz

“The Big Bang Theory” adlı sitcom’un en yeni yan dizisi, komedi ve bilim kurguyu “Young Sheldon” veya “Georgie & Mandy’s First Marriage”den çok farklı bir şekilde birleştiriyor. Kevin Sussman, Pasadena’da bir çizgi roman dükkanının mutsuz sahibi Stuart Bloom rolünü yeniden canlandırıyor. Dizi başladığında, Pasadena kıyamet sonrası bir cehennem manzarasına dönüşmüş halde buluyoruz ve sadece Stuart bunu nasıl düzelteceğini biliyor. Eski arkadaşları Bert ve Barry ile birlikte -ve bazen onlara karşı- çalışan Stuart, gerçekliği sıfırlamaya çalışırken, bu süreçte eski kız arkadaşı Denise ile yeniden bağlantı kurmayı umuyor. “Stuart Fails to Save the Universe”, “Big Bang” dünyasında kök salmış tür parodileri sunuyor ve dizinin birçok karakterinin konuk oyuncu olarak yer aldığı bölümler içeriyor.

Fotoğraf: Marc by Sofia, Prime Video

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.