MODA

Vahşiden kırılgana: Animal Print’in yeni yüzü fawn print

Vahşiden kırılgana: Animal Print’in yeni yüzü fawn print

Senelerdir animal print, moda dünyasında farklı şekillerde gündem oluyor. Zaman zaman desenler ve kullanıldıkları stiller değişse de moda sahnesinde her zaman kendine bir yer buluyor.

En önde gelen ve zamana meydan okuyan animal print’lerden biri olan leopar deseni; cüretkar, iddialı, vamp, bazen ise alaturka olarak yorumlandı ama podyumlardan ve sokaklardan hiçbir zaman tamamen kaybolmadı. Gündelik hayatın büyük ölçüde değiştiği pandemi döneminde ise moda dünyası, evde kaldığı süreçte zaten gri ve renksizleşen hayatını zebra ve cow print ile hareketlendirmeye başladı.

Maksimalizme, renklere ve desenlere olan ilginin artmasıyla birlikte bu üç desenin sahnede gidip geldiğini, hatta zaman zaman birbirleriyle yarıştığını gördük.

Kendini öne çıkarmak ve daha kadınsı bir görünüm yaratmak isteyenler için leopar; cesur ve dikkat çekici olmak isteyenler için zebra; daha western ve playful bir tavır arayanlar içinse cow print, her geçen gün dolaplara daha fazla eklenen desenler haline geldi. Animal print, uzun yıllar boyunca bir statement’ın dışavurumu olarak yerini korudu. Ama moda sahnesinde bu desenlere uzun süredir yeni bir rakip eklenmemişti.

Geçtiğimiz seneyle birlikte hayatımızda yer edinmeye başlayan fawn, diğer adıyla Bambi print, yıllardır gördüğümüz bu desenlerin arasına girmeyi başardı. Diğerlerinin aksine bold, gösterişli ve hareketli olmaktansa fawn print; radara girdiği haliyle çok daha soft, sessiz, masum ve sıcak hissettiren bir aday.

Desenini aldığı hayvan gibi narin, kırılgan, doğal ve yumuşak olan fawn print, bugün hem aşina olduğumuz tasarım ve ürünlerde -Adidas Tokyo ve Samba gibi- hem de çok daha farklı formlarda ve kullanım alanlarında karşımıza çıkıyor.

Fawn Print’in yeni hali

Spor ayakkabı gibi gündelik parçalardan büyük ve iddialı kürklere, sokak stilinden high-end markalara kadar uzanan fawn print, nerede olursa olsun doğası gereği taşıdığı soft, earthy tonlarla görünümü kolayca yumuşatıyor ve daha cozy bir his yaratmayı başarıyor.

Son birkaç sezondur moda dünyasında tanıklık ettiğimiz sertlikten yumuşaklığa, gösterişten romantizme ve feminenliğe doğru yönelimle birlikte düşündüğümüzde, fawn print’i neden son zamanlarda bu kadar sık gördüğümüzü anlamlandırmak da zor değil.

Doğal ve yumuşak görüntüsü, sıcak renk tonları ve bir kombini bağırmadan ilgi çekici hale getirebilmesiyle fawn print, animal print’in alıştığımız kendini ifade etme tavrına daha sessiz bir alternatif getiriyor. Görünümü farklılaştırıyor, kişisel bir dokunuş katıyor ama bunu yaparken önüne geçmiyor.

Özellikle “cozy” hissiyatını daha derinden hissettiğimiz sonbahar/kış sezonunda ise fawn print’in kırılgan, feminen ve romantik kodlarının bir süre daha varlığını sürdüreceği kesin gibi.

Animal print’in yıllardır taşıdığı vahşi ve iddialı tavrın karşısına bu kez daha narin, daha sıcak ve daha sessiz bir alternatif çıkıyor. Belki de fawn print’in asıl cazibesi tam olarak burada: Dikkat çekmek için bağırmasına gerek yok.

Yazar: Azra Arılar

Fotoğraflar: @louloudesaison, @carelli___

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.