Her geçen gün sosyal medyada yeni bir ilişki terimi ile karşılaşıyoruz. Bize, ilişkimize özel sandığımız bazı problemlerin psikolojide isimleri olduğunu öğrenebiliyor, kafa karıştıran davranışların neden ve sonuçları hakkında daha detaylı bilgi edinebiliyoruz. Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan ve araştırmaktan kendimi alıkoyamadığım bir ilişki terimi ile tanıştım: Breadcrumbing.
Türkçeye ekmek kırıntısı olarak çevrilen breadcrumbing, flört ya da düzenli ilişki fark etmeksizin partnerlerden birinin diğerine ilişkiyi “canlı” tutacak kadar yoğun ilgi vermesi; ancak bu ilginin ilişkiyi sürdürecek tutarlılıkta olmaması olarak tanımlanabilir.
Flört döneminde breadcrumbing sosyal medyadaki bazı davranışlar ile anlaşılabilir. Uzun süredir iletişime geçmediğiniz flörtünüzün aniden yoğun ilgi içeren mesajlar atması ilk etapta heyecan verici bir olay. Çoşkuyla başlayan bu yazışmaların kısa sürüp yerini günler, belki haftalar süren bir sessizliğe bırakması durumu değiştiren nokta olabiliyor. Bu kısa süren iletişimde partneriniz sizi bulutların üzerinde hissettirebilir, paylaştığınız içeriklere anında like atabilir; hatta kendini belli eden yorumlar bile atabilir.
Ancak breadcrumbing yalnızca sosyal medya üzerinden gerçekleşen küçük hamlelerden ibaret değil. Flörtünüzün bir anda “Seni görmeyi çok özledim” diyerek ortaya çıkması, ardından buluşma konusunda hiçbir somut adım atmaması da breadcrumping’in parçası olabilir. Ya da uzun bir sessizliğin ardından gece saatlerinde gelen bir mesajla sohbetin yeniden başlaması, birkaç saatlik yoğun bir iletişimin ardından yine ortadan kaybolması… Buradaki ortak nokta, ilginin tamamen yok olmaması ancak bir ilişkiye dönüşecek kadar da istikrarlı hale gelmemesi.
Üstelik breadcrumbing sadece henüz adı konmamış ilişkilerde karşımıza çıkmıyor. Bir ilişkinin içinde olduğunuzda da benzer bir davranış biçimi ortaya çıkabiliyor. Partnerinizin yalnızca siz uzaklaştığınızda ilgi göstermesi, ayrılık ihtimalini hissettiğinde bir anda romantikleşmesi ya da uzun süredir eksik olan ilgiyi kısa süreli jestlerle telafi etmeye çalışması buna örnek olabilir. Bir süredir konuşulmayan problemlerin üzerini bir anda gelen romantik bir mesajla kapatmak ve ardından ilişkinin eski haline dönmesi de benzer bir döngü yaratabilir.
Oturmuş bir ilişkide breadcrumbing’in fark edilmesi bu yüzden biraz daha zor olabiliyor. Çünkü ortada zaten bir ilişki, ortak bir geçmiş ve duygusal bir bağ varken partnerinizin zaman zaman ilgili davranması, yaşadığınız diğer sorunların önüne geçebilir. Bir tartışmanın ardından gelen uzun bir mesaj, beklenmedik bir buluşma teklifi ya da birkaç gün süren yoğun ilgi, ilişkinin gerçekten değiştiğini düşündürebilir. Fakat bu ilgi kalıcı bir davranış değişikliğine dönüşmüyorsa, bir süre sonra aynı noktaya geri dönmeniz mümkün.
Tam da burada breadcrumbing’i yalnızca “bana mesaj attı, sonra kayboldu” şeklinde düşünmemek gerekiyor. Asıl mesele, arada verilen ilginin ilişkinin ihtiyaç duyduğu sürekliliği karşılamaması. Birinin hayatında yer almak ile yalnızca zaman zaman kendini hatırlatmak arasında önemli bir fark var.
Breadcrumbing neden bu kadar kafa karıştırıcı?
Belirsizlik, bu davranışın en yorucu taraflarından biri. Karşınızdaki kişi tamamen hayatınızdan çıkmadığı için ilişkiyi geride bırakmak da kolaylaşmıyor. Tam aksine, arada gelen küçük bir mesaj, beğeni ya da “Ne zaman görüşüyoruz?” gibi bir cümle yeniden umutlanmanıza neden olabiliyor. Bir şeylerin değişeceğini düşünürken kendinizi bir anda yine telefonun ekranına çaresizce bakarken bulabiliyorsunuz.
İlgisizlik dönemlerinin ardından gelen yoğun ilgi, normal ve düzenli bir iletişimden daha etkili hissedilebiliyor. Çünkü ne zaman geleceğini bilmediğiniz bir ilgi, ister istemez daha fazla beklemeye ve takip etmeye itiyor. “Acaba bu sefer farklı mı?” düşüncesi de tam burada devreye giriyor.
Breadcrumbing’i ayırt etmek mümkün mü?
Her geç cevap veren, plan yapamayan ya da zaman zaman sosyal medyadan kaybolan insan breadcrumbing yapıyor diyemeyiz. Hepimizin iletişim kurma biçimi, hayat temposu ve ilişkilere yaklaşımı farklı. Asıl bakılması gereken şey tek bir olay değil, davranışın bir örüntü oluşturup oluşturmadığı.
Karşınızdaki kişi gerçekten yoğun olabilir ama iletişim kurduğunda bunu tutarlı bir şekilde sürdürüyor, verdiği sözleri yerine getiriyor ve ilişkiyi zaman içinde ileri taşıyorsa ortada başka bir durum vardır. Breadcrumbing’de ise genellikle tam tersi bir tablo ortaya çıkar: yoğun ilgi, sessizlik, yeniden ortaya çıkma ve tekrar sessizlik. İlişki ne kadar zaman geçerse geçsin aynı yerde kalır.
Belki de kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: “Bu kişiyle aramdaki ilişki gerçekten ilerliyor mu, yoksa yalnızca zaman zaman yeniden başlıyor gibi mi oluyor?”
Fotoğraf: @nicolapeltzbeckham