AVOYA, soğuk içecek kategorisini estetik, deneyim ve iyi yaşam odağında yeniden yorumlayan yeni nesil bir marka olarak dikkat çekiyor. Doğadan gelen güçlü mineral yapısını temiz içerik yaklaşımı, çağdaş tasarım dili ve yaşam tarzı perspektifiyle buluşturan marka; kısa sürede bilinçli ve seçici tüketicilerle güçlü bir bağ kurmayı başardı. Günlük rutinin sıradan bir parçası olmaktan çıkarak stilin ve yaşam ritminin doğal bir eşlikçisine dönüşen AVOYA’nın hikayesini, markanın kuruluş yolculuğundan global vizyonuna uzanan detaylarıyla AVOYA Stratejik Projeler Lideri Eda Güral Bercow’dan dinledik.
AVOYA oldukça genç bir marka olmasına rağmen kısa sürede güçlü bir kimlik oluşturdu. Markanın çıkış hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?
AVOYA’nın hikâyesi aslında Türkiye içecek pazarında uzun süredir hissettiğimiz bir boşluktan doğdu. Dünyada genç, cesur ve yaşam tarzı odaklı içecek markaları hızla yükselirken, maden suyu kategorisinin daha geleneksel bir yerde kaldığını görüyorduk. Biz de “Neden Türkiye’den doğup dünyaya açılacak, doğal ve yenileyici bir içecek markası olmasın?” sorusuyla yola çıktık.

Burdur’daki zengin mineralli kaynaklarımız bu hikâyenin kalbini oluşturuyor. Dünyada eşine az rastlanan, çok yüksek magnezyum ve mineral değerlerine sahip bu suyu; temiz içerik anlayışı ve modern bir marka yaklaşımıyla buluşturarak AVOYA’yı yarattık. Bugün küresel maden suyu kategorisinde en yüksek magnezyum değerine sahip markalar arasında ilk üçte yer alan AVOYA’yı sadece bir içecek değil, iyi yaşamın doğal akışına eşlik eden bir deneyim olarak kurguladık.

AVOYA özellikle genç ve bilinçli tüketicilerle çok hızlı bir bağ kurdu. Sizce bunun en önemli nedeni neydi?
Bence en önemli neden gerçekten dinlemek oldu. Bugünün tüketicisi sadece lezzet aramıyor; içtiği ürünün ne içerdiğini, kendisine nasıl fayda sağladığını ve hangi değerleri temsil ettiğini bilmek istiyor. Gençler için içecek artık yalnızca tüketilen bir ürün değil; kimliğini yansıtan, sosyal ortamlarda kendini ifade etmenin ve bir yaşam tarzına ait olduğunu göstermenin bir parçası. Bu nedenle yalnızca içerik değil, tasarım, marka dili ve yarattığı deneyim de büyük önem taşıyor. Doğallık, şeffaflık ve iyi yaşamla bağ kurabilmek onlar için çok kıymetli. Biz de koruyucu, tatlandırıcı ve renklendirici içermeyen, gerçek meyve ve bitki özleriyle hazırlanan ürünlerimizle bu beklentilere samimi bir karşılık verdik. Özellikle Blend serisi, AVOYA’nın ruhunu çok iyi yansıtıyor. Çünkü bu seri sadece bir içecek olmanın ötesinde; küçük bir keyif anı, bir paylaşım deneyimi ve yaşam enerjisini temsil eden bir ritüel gibi.

Siz AVOYA’nın kuruluş sürecinde de aktif rol aldınız. Kendi liderlik yolculuğunuz bu markayla nasıl kesişti?
Doğuşuna tanıklık ettiğim, kimliğini birlikte şekillendirdiğimiz ve global yolculuğunu tutkuyla büyüttüğümüz bir hikâyenin parçasıyım. Markanın kuruluş sürecinde aktif rol almak, bana bir markayı yönetmenin yanında, ona yön vermenin ve stratejik bir vizyonla büyütmenin sorumluluğunu da kazandırdı. Bu nedenle kendimi zaman zaman bir “dönüştürücü” gibi tanımlıyorum. Var olanı yeniden yorumlamak, yeni fırsat alanları açmak ve yaratıcı bakış açımla markanın karakterini güçlendirmek, liderlik yaklaşımımın merkezinde yer alıyor.
AVOYA ile, girişimcilik ruhunu büyük bir yapı içinde hayata geçirme fırsatı buldum. Benim için liderlik, yalnızca mevcut yapıyı sürdürmek değil; yeni bakış açıları geliştirmek, cesur kararlar alabilmek ve değişimin önünü açabilmek anlamına geliyor. AVOYA’da en heyecan verici taraf ise güçlü bir üretim mirasını sağlıklı yaşam vizyonuyla buluşturup, estetik, fonksiyonellik ve yeniliği aynı potada eriten özgün bir marka kimliğine yön verebilmiş olmak.
AVOYA’nın ürün yaklaşımını farklı kılan en önemli özellikler neler?
AVOYA’nın ürün dünyasını tasarlarken amacımız; bir içecek ailesi yaratmak ve bunu iyi yaşamın farklı anlarına eşlik eden, çok katmanlı bir deneyim olarak kurgulamaktı. Markamız Burdur’da yer alan iki ayrı doğal kaynaktan elde ediliyor ve bu kaynaklar dünyada nadir rastlanan ölçüde zengin ve dengeli bir mineral yapısına sahip. Birinin yüksek magnezyum ve toplam mineral gücü, diğerinin rafine dengesi… AVOYA’nın karakteri tam da bu iki farklı doğanın buluşmasından doğuyor.
Doğal maden suyumuz, Türkiye’nin en yüksek magnezyum ve toplam mineral değerlerine sahip yapısıyla bedenin günlük mineral ihtiyacını destekliyor. Kaynağından çıktığı saf haliyle; güçlü mineral yapısını yumuşak ve dengeli bir içimle sunuyor.
Meyveli serimizde ise gerçek meyve ve bitki özlerini kullanarak temiz içerik yaklaşımını odağımıza aldık. Tatlandırıcı, koruyucu ya da renklendirici içermeyen ürünlerimiz, doğallık arayan tüketiciyle çok güçlü bir bağ kuruyor. Türkiye’nin en yüksek toplam magnezyum ve mineral değerleriyle fonksiyonel bir içim deneyimi sunuyor.
Blend serisi, portföyümüzün deneyim odaklı yüzünü temsil ediyor. Gastronomik bir yaklaşımla geliştirdiğimiz seri, iki kat daha fazla gerçek meyve suyu içeriyor. Daha yoğun meyve içeriği ve rafine tat katmanlarıyla maden suyunu adeta bir “keyif ritüeline” dönüştürüyor.
Signature ise AVOYA’nın sofistike yorumunu sunuyor. Eşsiz mineral dengesi, düşük sodyum oranı ve zarif içim profiliyle; şık sofralarda, özel anlarda ya da kendinize ayırdığınız küçük molalarda doğal bir eşlikçi olarak konumlanıyor.
Biz AVOYA’yı aslında bir ürün portföyünden çok, iyi yaşamın farklı ruh hallerine uyum sağlayan bir “yaşam stili koleksiyonu” olarak görüyoruz.

Önümüzdeki dönemde AVOYA’yı nasıl bir yolculuk bekliyor? Sizin öncelikleriniz neler olacak?
Ana hedefimiz; AVOYA’yı global ölçekte tanınan, premium ve yenilikçi bir marka haline getirmek. Önceliğimizse her zaman tüketiciyle güçlü bir bağ kurmak. İnsanların hayatına dokunan, onların ritmine uyum sağlayan ve her temas noktasında iyi hissettiren bir marka deneyimi yaratmak istiyoruz. Kısa vadede Türkiye’de erişimi ve bilinirliği artırmaya odaklanırken, uzun vadede global pazarlara açılmak bizim için çok önemli bir hedef.
Dijital dünya, bu yolculuğun kritik bir parçası. Gençlerle güçlü bir iletişim kurmak, içerik üretimiyle markamızın hikâyesini anlatmak ve AVOYA’yı bir yaşam tarzı markasına dönüştürmek önceliklerimiz arasında. Benim için bu süreç hem markayı büyüttüğümüz hem de yeni nesil liderlik anlayışını deneyimlediğimiz çok değerli bir yolculuk.