Değişim her zaman ilerlemekten ibaretmiş gibi anlatılıyor. Oysa bazı büyüme hikayeleri; durmak, geri bakmak ve anlatıyı baştan kurmak üzerinden şekilleniyor. Bu seçki, dönüşüm fikrini lineer başarı anlatılarından kurtarıp daha kişisel ve daha kırılgan bir yere taşıyor.
İçindekiler
Geniş, Geniş Bir Deniz
(Yazar: Jean Rhys, 1966)

Edebiyat tarihinin kenarında bırakılmış bir kadın karaktere söz veren kitap. Büyümeyi güçlenme ya da özgürleşme anlatılarıyla değil; yalnızlık, yabancılık ve kontrol kaybı üzerinden ele alıyor. Hikaye, bir kadının sesinin neden ve nasıl susturulduğunu açık biçimde gösteriyor.
New York Üçlemesi
(Yazar: Paul Auster, Uyarlayan ve Yönetmen: Igor Mendjisky)

Kimliğin sabit ve net bir şey olmadığını sahne üzerinde görünür kılındığı, serbest bir tiyatro uyarlaması. Karakterler sürekli yer değiştiriyor; anlatanla izlenen, takip edenle kaybolan birbirine karışıyor. Burada büyümek, doğru cevabı bulmak değil, belirsizlikle yaşamayı kabul etmek anlamına geliyor.
Horses
(Albüm: Patti Smith, 1975)
Başlangıç halini hatırlatan albüm. Patti Smith burada kimliği, sesi ve bedeni henüz sabitlemeden konuşuyor. Büyüme fikri bir sonuca varmakla değil, denemek, yanılmak ve hâlâ yolda olmakla ilgili bir yerde duruyor.
The Watermelon Woman
(Yönetmen: Cheryl Dunye, 1996)

Siyah ve lezbiyen bir oyuncunun izini süren bir arayış hikayesi. Film, ana karakterin film tarihindeki boşluklarla karşılaştıkça kendi kimliğini de yeniden düşünmesini izliyor. Buradaki büyüme, kendini “bulmak”tan çok, eksik bırakılmış bir hikayeyi anlatmayı göze almakla ilgili.
Uncle Yanco
(Yönetmen: Agnès Varda, 1967)

Varda’nın Los Angeles’ta yıllardır görmediği ressam amcasıyla kurduğu geçici ilişkiyi anlatan kısa film, büyümeyi geçmişle kurulan tuhaf, eksik ve biraz da mesafeli bağlar üzerinden ele alıyor. Film, kimliğin aileden, kökten ya da biyografiden ibaret olmadığını; bazen kısa bir karşılaşmayla bile yeniden düşünülmeye açıldığını gösteriyor. Buradaki dönüşüm büyük bir yüzleşmeden geçmiyor, tanışmanın kendisi yeterli.
Ortak Duygular
(Süreli Sergi: Pera Müzesi, 16 Eylül 2025–18 Ocak 2026)

Bireysel kimliklerden çok ortak his hallerine odaklanan bir sergi. Kırılganlık, yakınlık, utanç ve temas gibi duygular; fotoğraf ve beden temsilleri üzerinden ele alınıyor. Dönüşümün ise bazen büyük kararlarla değil, bir duygunun farkına varmakla başladığını hatırlatıyor.
Fotoğraf: Unsplash
İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>>>>> Şubat ayında vizyona girecek diziler ve filmler