Paris’te moda haftasında her sezon görkemli mekanlar görürüz. Ancak bu sezon Stéphane Rolland’ın kalbinin attığı yer bir moda salonu değil, tarihin içinden geçen bir arena oldu: Cirque d’Hiver Bouglione.
1852’de Napolyon III döneminde açılan bu kış sirki, sadece bir gösteri alanı değil; imparatorluk ihtişamı, sanat ve performansın iç içe geçtiği bir kültürel hafıza mekanı. Rolland bu sezon koleksiyonunu tam da bu hafızanın içinde sundu.
600 bilet halka satıldı ve gelirler Fondation des Hôpitaux’ya, risk altındaki gençler için bağışlandı. Fransa First Lady’si Brigitte Macron’un da izleyiciler arasında olması gecenin sosyal ve kültürel ağırlığını artırıyordu. Heart Evangelista, Andra Day ve Lisa Rinna gibi isimler de oradaydı. Ve bir de ben 🙂


Takım: Sandro Paris
Ceket: Zara
Gözlük: Tom Ford
Çanta: Sade216
Ama esas mesele ünlüler değil, konseptti.
İçindekiler
Picasso ve “Parade”
Rolland temayı doğal bir şekilde bulduğunu söylüyor: Pablo Picasso ve “Parade” balesi.


Picasso’nun özellikle Kübist dönemindeki hacim ve geometri anlayışı, Rolland’ın elinde couture siluetlere dönüştü. Daire ve kare formlar, balon pantolonlar, tulumlar, devasa hacimli paltolar… Tiyatro ve heykel arasında bir yerde duran kıyafetler.
“Because it’s the circus, it is everything about circular shapes,” diyor Rolland.
Ve gerçekten de koleksiyon bir çember metaforu üzerine kurulu. Sirk pistinin dairesi, omuz hacimlerinde, etek kıvrımlarında ve pelerinlerde yeniden hayat buluyor.


Siyah-Beyaz Disiplin ve Yanık Tonlar
Renk paleti ilk bakışta klasik: siyah ve beyaz. Ancak Rolland buna “yükseltici” tonlar ekliyor: kırmızı, bordo ve karamel. Bu tonlar koleksiyona dramatik bir ağırlık katıyor.
Beyaz gazardan asimetrik uzun bir palto, aynı kumaştan elmaslarla işlenmiş bir tulum ile eşleşiyor. Siyah saten, kadife ve georgette krepten uzun bir pelerin-elbise, pleksi küp formunda elmas broşla tamamlanıyor.
Organza, şifon ve saten gibi zengin kumaşlar; değerli ve yarı değerli taş işlemelerle sahne ışığını yakalıyor.
Bu couture, süs değil; mimari.


Sirk Ama Minimal
Rolland’ın sirki maksimal değil. Gürültülü değil. Hatta neredeyse katı bir disiplin var. Sirk figürleri, palyaço, sirk hayvanları yok ama siluetlere sinmiş.
Koleksiyonun anlatısı gösteriş değil, kontrollü ihtişam.
Finalden hemen önce Natalia Bouglione trapezde süzüldü. O an defile moda gösterisinden performans sanatına dönüştü. İzleyiciler gerçekten bir “Parade”in içindeydi.


Rolland’ın Yeni Dönemi
Rolland defileye daha iyi hazırlanabilmek için Napolyon III döneminde silah ustası Gastinne-Renette’in merkezi olan, Champs-Élysées’ye yakın yeni bir karargâha taşındı. Ayrıca bu döneme özel Henry Jacques ile çıkardığı ilk parfümü temmuz ayında satışa sundu ve ilk seri tükendi.
Bu sadece bir couture sezonu değil; bir marka momentumu.
Sonuç
Stéphane Rolland bu sezon bize şunu hatırlatıyor:
Couture sadece giyilmez.
Yaşanır.
Sahneye konur.
Ve bazen bir sirkin içinde yeniden doğar.
Fotoğraflar: Stéphane Rolland
İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>>>> Batuhan Demir ile röportaj: “Aren’t We All Saints?”