Demna ile Gucci FW26 : Gucci Jenerasyonu ve SUPERSEXYPARTYGIRLS
Geçtiğimiz sene Balenciaga’daki pozisyonunu bırakıp Gucci ailesinin kreatif direktörü olan Demna, “Generation Gucci” isimli sonbahar kış kreasyonunu Milano Moda Haftasında tanıttı. Sabato De Sarno’nun “sakin lüks” anlayışından uzaklaşarak daha kışkırtıcı, arşiv ağırlıklı ve “vücut odaklı” bir estetiğe doğru ilerleyen Demna, yeni koleksiyonun ipuçlarını “hiç gerçekleşmemiş bir Gucci şovu” konsepti ve kendi yaptığı çekimlerin olduğu bir “lookbook” ile de vermişti.
https://www.gucci.com/us/en/nst/pre-fall-2026-lookbook
Demna, Gucci’yi “daha hafif ve yumuşak” hale getirmeyi hedefliyor ama tasarımlar yine de cüretkâr. Konsept, markanın tüm tarihinin özenle seçilmiş bir özeti gibi hissettiren ancak modern, dijital çağın bir merceğinden süzülmüş “Gucci Nesli”ne odaklanıyor. Milano’daki 2026 Sonbahar defilesi için mekan, Roma heykelleriyle dolu bir İtalyan müzesi gibi tasarlandı ve kıyafetler yeni bir nesil için tarihi eserler olarak sergilendi.
Renk Paleti: Sade ve Çekici
Bu palet, önceki yılın “Rosso Ancora” (koyu bordo) hakimiyetinden bir ayrılış niteliğinde.
Özellikle vücuda oturan parçalarda ve “ikinci ten” takımlarında yoğun olarak kullanılan keskin siyah ve optik beyazın hakim olduğu koleksiyonun bir kısmı ise tüm ışığı üzerine toplayan parlak elbise ve iki parçalı takımlardan oluşuyor. Demna, renk seçimlerinde yaptığı vurgular ve detaylar Gucci dokunuşunu sağlamayı başarıyor. Mesela, bebek pembesi (özellikle Alex Consani’nin açılış görünümünde), koyu bordo (“kravat deseni”) ve tabi ki vazgeçilmez leopar ve yılan desenleri. Markanın imzası olan klasik Kırmızı ve yeşil Web şeritleri, her görünümün ana odağı olmak yerine, stratejik olarak motosiklet ceketlerinde ve aksesuarlarda kullanılıyor.
Tasarımlar: “Vücut Odaklı” Terzilik
Bu koleksiyonda; silüetler Demna’nın Balenciaga’daki imzası olan bol kesimlerden ultra ince ve vücuda oturan kesimlere doğru değişiyor. Ceketlerde düğmeler yerine minimalist metal tokalar kullanılarak, sade ve neredeyse “pijama takımı” hissi yaratılıyor. Kullanılan malzemeler arasında “bilerek yıpranmış” bir dokuya sahip arşivlik ipek faille kumaş yer alıyor. Aksesuar olarak ise ağırlıklı olarak Gucci’nin köşeli Dionysus çantasını ve yeniden tasarlanmış – daha kompakt hale gelmiş, Jackie 1961 kullanılıyor.

SUPERSEXYPARTYGIRLS
Defilenin bu kısmı herkes için değil. O ünlü kalıbı kullanmak gerekirse, “anlayanlar, anlıyor.”
https://twitter.com/favspopculture/status/2027381099714727936?s=20
Demna’nın lookbook’ta o kadar da yer vermediği ama Milano’daki defilede tüm ilgiyi toplamayı başaran “parti kızı” konseptli bölümü. Vücudu saran, dikişsiz yüzeyler ve olabildiğine mini ya da “ön tarafı iş görüşmesi, arka tarafı parti” gibi gözüken derin dekolteli disko topu elbiseler ile öne çıkan bölüm bir konsept üretim.

Demna’nın bu bölüm için tercih ettiği modeller de, internetin en sevilen “parti kızları”. Emrata, Gabbriette, Alex Consani, Elsa Hosk,ve Amelia Gray’in yürüdüğü defilenin kapanışını ise tüm zamanların en büyük partı kızı Kate Moss yapıyor. Modeller, bu bölümde internette insanların “bir partiden çıkıp en yakındaki after partiye gitmek” gibi benzetmeler yaptıkları özgün bir yürüyüşle karşımıza çıkıyorlar.

Demna, bu koleksiyon için internetin biricik sevgilisi, Elon Musk’un tarihin doğru tarafında duran kızı Vivian Jenna Wilson’la da çalışmış.
https://twitter.com/favspopculture/status/2027403684687049031?s=20
Demna, erkekler için tayt pantolonlar, sıkı dar siyah tişörtler ve çapraz asılan bel çantaları kullanıyor. Milano Moda Haftası’na uygun gibi hissettirmeyen bu kombinler, aslında Gucci’nin birçok erkek tarafından nasıl kombinlediğini çok iyi yansıttığı için büyük beğeni topladı.
Demna, şovlarında bir “hikaye” yaratmak konusunda çok başarılı. Hiçbir zaman sadece “erkekler” ve “kadınlar” için kıyafet tasarlamıyor, aslında her koleksiyonda birden fazla müşteri tipi için hikayeleri ve konseptleri olan tasarımlar yaratıyor. Müşterisinin ne istediğini anlıyor ve gerçekliğini ona geri yansıtıyor.
(Bu, erkeklerin belirli bir kesiminin Gucci’yi nasıl giydiğini ve kombinlediğini çok iyi yansıtıyor. Gucci çapraz askılı çanta, Gucci kemer… Milano’daki bir defilede bunu görmek şaşırtıcı olabilir, ancak markanın gerçek dünyada nasıl algılandığını ve giyildiğini ele alıp bunu yansıtmak çok metaforik.)
Konseptlerine bağlılığı ve bunu podyuma yansıtma biçimi ise bir moda defilesinden çok performans sanatı gibi hissettiriyor. Mesela, bu defilede yukarıda bahsettiğim görünümlerinden birini taşıyan erkek model podyumun ortasında duruyor, çapraz çantasından telefonunu çıkarıp mesajlarına cevap veriyor. Kadın modeller ise son kadehi içmemesi gerektiğini farkında, tuvalette yüzüne su çarpıp müziği geri dönmüş gibi gözüküyor.
Demna’nın kullanıcı isteklerini bu denli başarılı kavraması, bu istekleri podyuma yansıtırken hale kendi vizyonundan vazgeçmemesi ve tüm bunları yaparken markanın dış dünya tarafından nasıl algılandığını da gözden kaçırmaması bir tasarımcı olarak “süper gücü”.
Gucci’nin yeni dönemi ve Demna’nın vizyonunu heyecanla takip ediyoruz.