Moda Haftaları

Georges Hobeika İlkbahar/Yaz 2026 Couture Koleksiyonu: “L’amour”

Georges Hobeika İlkbahar/Yaz 2026 Couture Koleksiyonu: “L’amour”

Georges Hobeika İlkbahar/Yaz 2026 couture koleksiyonunu “L’amour” başlığı altında sundu. Ancak bu sezon aşk yalnızca tematik bir çerçeve değil; koleksiyonun yapısal prensibi olarak karşımıza çıkıyor.

Marie Claire Türkiye ekibinden Selin’in kombininin detayları:

Elbise: Sandro

Çanta: Chanel

Ayakkabı: Sam Edelman

Trend referanslarından bilinçli biçimde uzak duran koleksiyon, emotion-driven construction yaklaşımıyla inşa edilmiş. Yani duygu, tasarımın süsü değil; konstrüksiyonun yönlendirici gücü.

Heykelsi Ama Akışkan Silüetler

Koleksiyonun en güçlü tarafı silüet dengesi.

Bir yanda dramatik, heykelsi hacimler; diğer yanda akışkanlık ve yumuşaklık. Omuzlarda belirgin yapı, belde daralan formlar ve ardından açılan etekler… Mimari çizgi ile bedene yakınlık arasında kurulan bilinçli bir gerilim var.

Bazı look’larda hacim yukarı taşınırken, bazılarında aşağı doğru dramatik bir düşüş görüyoruz. Bu iniş-çıkış koleksiyonun duygusal anlatısını teknik düzleme taşıyor.

Cesur Kesimler ve Strüktürel Denemeler

Bu sezon kesimler daha cesur.

Dekolte çizgileri beklenmedik yerlerden kırılıyor.

Asimetrik hatlar simetriyi bozuyor ama dengeyi kaybettirmiyor.

Atölye bu koleksiyonda yeni form arayışına gitmiş. Kumaş, sadece yüzey değil; yapı elemanı gibi kullanılmış. Katmanlar bazı parçalarda sert bir hacim oluştururken, bazı look’larda transparan geçişler kırılganlık hissi yaratıyor.

Bu, klasik couture zarafetinden bilinçli bir sapma değil; onu genişletme girişimi.

Kumaş Seçimi: Duyguyu Taşıyan Yüzeyler

Koleksiyonda akışkan ipekler, hafif organzalar ve yoğun yapılı kumaşlar bir arada kullanılıyor. Transparan yüzeyler ile opak bloklar arasında kurulan karşıtlık, koleksiyonun “kırılgan ama güçlü” fikrini görsel olarak yansıtıyor.

Bazı look’larda kumaş bedeni sararken, bazılarında bedenden bağımsız bir hacim yaratıyor. Bu bağımsızlık, koleksiyona teatral bir boyut katıyor.

Yapı ve Duygu Arasındaki İlişki

Georges Hobeika bu sezon aşkı romantik bir metafor olarak değil, yapısal bir karar olarak ele alıyor. Bu nedenle koleksiyon fazla süslemeye yaslanmıyor.

İşçilik elbette var; ancak dekoratif yoğunluk yerine form öncelikli bir yaklaşım hakim.

Siluetler, bedenle diyalog kuruyor. Kıyafet, taşıyıcısını saklamıyor; onunla birlikte var oluyor.

Maison Kodlarına Sadakat

Trend odaklı değil, maison odaklı bir koleksiyon.

Hobeika’nın imza feminenliği burada daha olgun bir formda.

Ne maksimalist bir gösteriş ne de minimal bir geri çekilme. Bunun yerine kontrollü dramatizm. Bu koleksiyon, geçici sezon estetiği üretmiyor. Kendi iç tutarlılığı olan bir dünya kuruyor.

Sonuç

L’amour, sadece romantik bir couture sezonu değil.

Teknik olarak düşünülmüş, yapı odaklı ve heykelsi bir koleksiyon.

Georges Hobeika bu sezon şunu söylüyor: Aşk, modada bir tema değil; bir inşa biçimi.

Ve bu inşa, silüet üzerinden konuşuyor.

Fotoğraflar: Hobeika

İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>>>> Couture’un sirki: Stéphane Rolland ile Cirque d’Hiver’de bir gece

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.