İlişki İpuçları

İlişkilerde “swag gap”: Partnerinizden daha havalı olmak aşkı bozar mı?

İlişkilerde “swag gap”: Partnerinizden daha havalı olmak aşkı bozar mı?

TikTok son zamanlarda ilişkilerimize yeni bir kavram daha ekledi: “swag gap relationship.” Kulağa biraz utanç verici geldiğini kabul ediyoruz. Ama bu kadar konuşuluyorsa, bizi bir yerden yakalıyordur. Swag gap, bir ilişkide taraflardan birinin diğerine göre daha “havalı”, daha stil sahibi ya da daha estetik olması durumudur. Veya bir taraf daha özgüvenli ve kendinden emin bir yapıya sahipken, diğer tarafın öyle olmaması, kısaca zıt olması olarak tanımlayabiliriz.

Lily Rose Depp

Ama burada bahsedilen kavram giydiğiniz kıyafetlerle ya da stiliniz ile sınırlı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Dinlediğiniz müzik, paylaştığınız içerikler, sosyal çevreniz, hatta bir ortamda nasıl gözüktüğünüz bile bu algının bir parçası.Ve bu algı ilişkinize sızdığında, işler karışıyor.

İnternetteki birçok kişiye göre iki insan arasında belirgin bir “swag gap” varsa, bunun ilişkiye yansımaması zor. Bir taraf kendini sürekli daha geride hissedebilir. Diğer taraf ise zamanla sıkılmaya, küçümsemeye ya da farkında olmadan üstünlük kurmaya başlayabilir. Bu dinamik, çok kolay bir şekilde toksik bir yere kayar. Kıskançlık, bastırılmış öfke, pasif agresif tavırların zamanla ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Bir yandan da, “swag gap” herkesin aklında görsel bir fark canlandırmıyor. Bazı insanlar için bu fark ortak dizileri izlemek, aynı filmleri sevmek, benzer müziklerden heyecan duymak ve dünyaya benzer bir yerden bakmakla ilgili. Yani konu partneriniz ile “aynı kafada” olup olmadığınız. Bu açıdan bakıldığında “no swag gap” denilen ilişki, görsel uyum ile beraber zihinsel ve kültürel bir uyumu da temsil edebilir. Anlaşabildiğin, aynı referanslara güldüğün, benzer hayaller kurabildiğin biriyle birlikte olma durumunu.

Lily Rose Depp / Dua Lipa

Bu noktada her iki tarafı da haksız bulmak zor. Ortak zevkler, benzer bir vizyon ve hayata yakın bakış açıları, bir ilişkiyi gerçekten kolaylaştırır. Bu alanlarda iki kişi arasında çok büyük bir uçurum varsa, anlaşmanın zorlaşması da çok normal. Bu inkâr edilebilecek bir gerçek değil.

TikTok’ta bu konu üzerine yapılan videolara bakıldığında, swag gap “kaçınılması gereken bir ilişki tipi” gibi sunuluyor. İnsanlar, yanlarında “sönük” kalan biri ile birlikte olmanın uzun vadede sorun çıkaracağını söylüyor. Bu da ilişkilerin günümüzde , duygusal bağ temelli oluşmaktan ne kadar uzaklaşmış farkettiriyor bize. 

Rihanna

Ama seçeceğiniz partnerin her zaman sizinle aynı şekilde giyinmesi, aynı müzikleri dinlemesi ya da aynı estetik dünyaya ait olması gerekmez. Birinin TikTok’ta gördüğünüz ve beğendiğiniz kalıplara uymaması, onun daha az değerli olduğu anlamına gelmez.

Estetik kaygılarımızı ve dışarıdan gözüken partnerimiz ile uyumluluk durumumuzu fazlasıyla önemsiyoruz. Bu takıntılarımızın bu kadar büyümesinin nedeni, sosyal ilişkilerimizin hiç olmadığı kadar performatif hale gelmiş olması aslında. Günümüzde sosyal medya yüzünden herkes sürekli izleniyor, değerlendiriliyor ve karşılaştırılıyor. Bireysel kimliğimiz ve ilişkilerimiz sürekli izleniyor gibi hissediyoruz.

Partneriniz artık sadece partneriniz olarak kalamıyor. Sosyal medyada sergilediğiniz hayatınızın bir parçası haline geliyor. Birlikte nasıl göründüğünüz, nasıl algılandığınız fazlasıyla önemli hale geliyor. Bazen bu durum, ilişkinin kendisinden bile daha öncelikli hale geliyor. Sosyal medya, şu an neredeyse arkadaşlarımız ve ailemiz gibi ilişkilere dışarıdan sürekli dahil olmaya başladı.

“Swag gap”in psikolojik altyapısında sürekli başkaları ile kıyaslanmamız var. Daha iyi görünme ve daha çok beğeni alma arzularımız belirli aralıklarla, bu tarz trendlerin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Bunların uzun vadede hem kişiyi hem de ilişkiyi yorma ihtimali çok yüksek.

Çünkü giydiklerimiz, dinlediklerimiz ve paylaştıklarımız kimliğimizin sadece bir parçası. Bunlar üzerinden birini kendimizden üstün ya da aşağı görmek partneriniz ile ilişkinizi, kırılgan ve toksik bir ilişkiye dönüştürür. Tanımak istediğiniz bir kişiyi de yüzeysel olarak bu kriterlere göre yargılamak, hisleriniz ile haraket etmenizi ve çok iyi anlaşabileceğiniz bir insanı tanımanızı engelleyebilir.

Bu kavram yeni bir şey değil. İlişkilerde uyumsuzluk her zaman vardı. Bugün değişen şey, bu farkların sosyal medya sayesinde daha görünür ve daha yargılanabilir hale gelmesi. Artık sadece partnerimizle değil, bizi izleyen herkesle aynı anda ilişki yaşıyor gibiyiz. Ve uyum önemli, evet. Ama asıl önemli olan uyumsuzluk olarak tanımladığımız şeylerin duygusal mı, görüntüsel mi olduğu.

Sonuç olarak romantik ilişkilerde, benzer sorunlar yıllardır farklı terimlerle karşımıza çıkıyor. Partnerimizle estetik uyumumuz ve dışarıdan nasıl gözüktüğümüz çoğumuz için önemli olsa da, ilişkilerimizin bu derece yüzeyselleşmesi doğru mu diye de düşünmeden edemiyoruz.

Fotoğraf: Dua Lipa

İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>>>> Narsistik ilişki döngüsü nedir? Narsistik bir ilişkide olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.