Yana Sheptovetskaya, yüksek takipçili, instagram üzerinden güzellik ürünleri paylaşan bir influencer. Normalde güzellik ürünleri fotoğrafı paylaşan Yana, bir gün elinde tuttuğu antidepresanı fotoğraflayıp, takipçileriyle paylaştı ve herkes çok şaşırdı. Yana o günleri şu şekilde açıklıyor:

“2016 bir şeyleri gerçekleştirme yılımdı. Depresyonda olduğumu öğrendim. Birkaç yıl önce, anılarımın biraz soluk olduğunu ve ruh halimin biraz sallandığını fark ettiğimde başladı. Bunu yazıyorum, çünkü çok fazla zaman kaybettiğim için kendimi çok kötü hissediyorum.

Keşke biri bana son yedi yıldır PCOS [polikistik over sendromu] tedavisi için aldığım hormonal hapların depresyona yol açabileceğini söyleseydi, aldığım hormonlar bana ait değildi tamamen kimyasaldı. Vücudumdaki eski uyumu geri kazanmanın ne kadar şaşırtıcı ve güzel olduğunu açıklayamam.”

Diğer bloggerlar gibi sosyal medyasında neler yapacağını önceden planlamayan Yana, kendi ruhsal durumlarını paylaştıktan sonra binlerce destek mesajı aldığını söylüyor. İnsanların da aslında böyle şeyler yaşadığını fakat başka insanların tepkisinden çekindiği için bir problemleri yokmuş gibi davrandıklarını belirtiyor.

Yaşadığı bu olaylardan sonra psikolojik yazılar da yazmaya başlayan Yana, gerçek duygularını insanlarla paylaşmaya başlıyor. İnsanların hayatlarının sadece güzel kısmını, tatillerini, yedikleri pahalı yemekleri paylaştıkları yer olan instagram’ın Yana için mutsuzluğunu da, hayatını kötü ve gerçek tarafını da paylaştığı bir platform haline geldiğini ve zamanla çoğu influencer’ların da böyle davranmaya başladığını söylüyor.

İnsanlar artık sosyal medyada yaratılan sahte güzellik algılarından, mükemmel hayatlardan sıkıldığı gibi bir de kendi benliklerinden uzaklaşarak, psikolojik olarak daha kötü hissetmeye başladı. Bu yüzden hem insanların gerçek hayatları görmeye ihtiyacı var hem de influencer’ların sağlıklı bir birey olabilmek için topluma sahte bir imaj çizmemesi gerekiyor.

Olivia Culpo’nun da bu yaz yaptığı “samimi ve gerçekçi” instagram paylaşımını da hatırlamanın tam zamanı.

View this post on Instagram

Looking at the difference between these two photos today, and thought it was important to share something with all of you. 2nd photo, a few months ago: I was depressed. I had no appetite, was drinking way too much, smoking, couldn’t sleep, and couldn’t eat. But I was still taking photos on social media and pretending everything was great. I was going through a difficult situation that left me mentally, emotionally, and spiritually bankrupt and it had taken its toll physically. The feeling of despair is a relatable one, so I feel a responsibility to anyone else going through something difficult to say that it’s ok to not be ok. 1st photo is from the other day, and I am looking healthier. I have my appetite back and am treating my body correctly. We’re all too familiar with the “highlight REEL” of Instagram so I wanted to get REAL and tell you it’s not always as amazing as it seems. I’m sharing this because 1. I want to emphasize what we already know: Instagram is everyone’s best version of themselves and their lives. It can trick us into thinking everything is perfect in other’s worlds. Which is NOT true. We are all more alike than we think, navigating life with similar ups and downs; good times and bad. We never really know what someone is going through, so it’s unfair to judge/compare. 2. I hope this helps others who might be going through a hard time and feeling like they need to “have it all together.” Social media can create a crazy amount of pressure to live up to an idealistic standard of “perfection” (which obviously doesn’t exist!). Hard times happen and the most important part is putting one foot in front of the other, knowing the moment will pass, and being patient with yourself. No filter is going to take away from the normal ups and downs of life that we all have. Our imperfections/hardships make us all perfectly relatable, taking this journey through life together. I think the more we understand how connected that makes all of us, the easier and more rewarding this life journey can be. Love you guys!!!!!!! ❤️❤️❤️

A post shared by Olivia Culpo (@oliviaculpo) on

Ünlü model Olivia Culpo, uzun süredir yaşadığı depresyonla ilgili tecrübesi hakkında aşağıdaki sözleri yazdı. “Instagram’da tasvir edilen gerçek hayat ile yaşam arasındaki bağlantı asla kopmamalı” cümlesini özetleyen nitelikteki bu açıklamadan etkilenmemek mümkün değil.

“Bugün bu iki fotoğraf arasındaki farka bakıp, hepinizle bir şeyler paylaşmanın önemli olduğunu düşündüm. Birkaç ay önce ikinci fotoğrafta; Depresyondaydım. İştahım yoktu, fazla içiyordum, sigara kullanıyordum, uyuyamıyordum ve yemek yiyemiyordum. Ama ben hala sosyal medyada fotoğraf çekiyordum ve her şeyin mükemmel olduğunu iddia ediyordum.

Beni zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak iflas ettiren ve fiziksel olarak zarar görmeme sebep olan zor bir durumdan geçiyordum. İlk fotoğrafta ise daha sağlıklı görünüyorum. İştahımı geri kazanıyorum ve vücuduma doğru davranıyorum. Instagram’ın “gerçeğini” çok iyi biliyoruz, bu yüzden gerçeği elde etmek ve her zaman göründüğü kadar şaşırtıcı olmadığını söylemek istedim.

Bunu paylaşıyorum çünkü bildiklerimizi vurgulamak istiyorum: Instagram, insanların yaşamları özelindeki en iyi versiyonudur. Başkalarının dünyalarında her şeyin mükemmel olduğunu düşünmemize bizi inandırabilir. Bu doğru değil. Hepimiz düşündüğümüzden daha benzeriz, benzer iniş ve çıkışlarla hayatı geziniyoruz. Birisinin neler yaşadığını asla bilemeyiz, bu yüzden yargılamak / karşılaştırmak haksızlıktır.

Umarım bu yazdıklarım, zor zamanlar geçiren herkese yardımcı olur. Sosyal medya, idealist bir “mükemmeliyet” standardına ulaşmak için çılgınca bir baskı yaratabilir. Zor zamanlar yaşanır ve en önemli kısım bir ayağını diğerinin önüne koymak, anın geçeceğini bilmek ve kendinize karşı sabırlı olmaktır. Hiçbir filtre, sahip olduğumuz yaşamın normal iniş ve çıkışlarından uzaklaştırmayacak. Bu yaşam yolculuğunun daha kolay ve daha ödüllendirici olması için kusurlarımızı sevmeliyiz. Sizleri seviyorum!!!!!!! ❤️❤️❤️ “

Total
0
Shares