Moda Haberleri

Valentino Garavani: Modanın son imparatoruna veda

Valentino Garavani: Modanın son imparatoruna veda

The Last Emperor, modanın son imparatoru Valentino Clemente Ludovico Garavani 19 Ocak Pazartesi günü Roma’daki evinde hayata veda etti. 93 yaşında aramızdan ayrılan Valentino’nun hayatının elli yılını moda dünyasının en büyük isimlerinden biri ve gelmiş geçmiş en ikonik moda evlerinden birinin kurucusu olarak geçirdi.

Valentino, 2005’te The New Yorker dergisine, “Bir noktada sona ulaşıyorsunuz. Ve ben o noktaya geldiğimde, umarım her fırsatta güzelliğin peşinden koşan bir adam olarak hatırlanırım.” demişti.

Her fırsatta güzelliğe koşan Valentino Garavani’ye veda ederken, hayatının hatırı sayılır bir bölümünü kaplayan ve kendine has estetik anlayışı ve yaratıcılığı ile sonsuza dek değiştirdiği moda dünyasıyla olan hikayesini anlatmak gerekir.

Henüz “Valentino” olmadan önceki hayatı

Valentino, 11 Mayıs 1932’de İtalya’nın Lombardy şehrinde doğdu. Modaya olan ilgisini genç yaşta fark etti ve ailesinin desteğiyle beraber on yedi yaşında, o dönem modanın kalbinin attığı Paris’e eğitim almaya gitti.

Okulu bitirdiğinde Jean Desses’in yanında çıraklığa başladı, genç Valentino hayatının bu noktasında bulabildiği her fırsatta çizim yapıyordu. Bu çizimler, sonrasında imzası hali gelen ayrıntılarla dolu estetiği için bir başlangıc idi.

Valentino, arkadaşı Guy Laroche’nin küçük moda evinde beş yıl daha çalıştıktan sonra kendi moda evini açmak için İtalya’ya döndü. Valentino moda evi, Roma’da böylece doğmuş oldu.

Moda evinin doğuşu

1960 yılında tanıştığı mimarlık öğrencisi Giancarlo Giammetti, önce Valentino’nun iş arkadaşı ve ortağı, sonrasında da hayat arkadaşı oldu. İlişkinin arasındaki romantik partnerlik her ilişki gibi inişli çıkışlı olsa da arkadaşlıkları ve yaratıcı ortaklıkları hiç bitmedi. Giancarlo Giammetti , Valentino markasının hala onursal başkanı.

1962’de, Valentino moda evinin ilk haute couture koleksiyonu Florensa’Daki Pitti Sarayı’nda sergilendi. Kısa bir süre sonra, Valentino sosyetenin giyimi için aranan bir isim haline gelmişti.

Bir efsaneye dönüşme süreci

1967’de gösterişli renk paleti trendine karşı çıkarak bej, beyaz ve fildişi tonlarını terich ettiği meşhur “renksiz koleksiyonu” ile Neiman Marcus Ödülü’nü kazandı. Bu koleksiyon ile beeraber, artık baş harfini gördüğümüzde gerisini kendimiz tamamlandığımız ikonik V sembolünün ticari marka simgesi haline gelmesini de sağladı.

Aynı yıl, Valentino tarihin en önemli düğünlerinden biri olan Jackie Kennedy ve Aristoteles Onassis’in düğünü için Jackie O’nun gelinliğini tasarladı. Elbise, dönemi için oldukça farklıydı ve haftalarca boyundan yakasındaki işlemelere kadar tartışıldı. Kennedy, Valentino’nun sadık bir müşterisi ve yakın bir arkadaşıydı.

1969’da Milano ve Roma’da Valentino’nun hazır giyim mağazaları açıldı. 1970’lerde ise Valentino artık New York’ta sanat dünyasındaki ünlü isimleri giydiriyordu.

Valentino’nun sinemaya olan sevgisi, sinemanın da onu sevmesi olarak geri döndü. 2006’da yayınlanan kült moda filmi “Şeytan Prada Giyer”de kızı gibi gördüğünü açıkladığı Anne Hathaway ile beraber oynadığı küçük bir rol bile verildi.

Aynı yıl, Paris’teki Palais Royale’de bulunan kültür bakanlığının düzenlediği bir törenle presijli 6.Legion d’Honneur nişanına layık görüldü. Tasarımcılıktan emekli olacağını açıklamasından bir ay sonra, Paris’teki 2008 İlkbahar/Yaz moda haftasında son hazır giyim defilesini sundu. Moda imparatorunun son defilesinde onu desteklemek için Naomi Campbell, Claudia Schiffer ve Eva Herzigova gibi büyük modeller de oradaydı.

Bir sonraki yıl, hayatını anlatan belgesel Valentino: The Last Emperor Venedik Film Festivali’nde yaptığı ilk gösterim ile yayınlandı. 

Valentino, bir tasarımcı olarak emekli olduktan sonra da sevdiği insanların özel istekleri için atölyesinin başına geçiyordu. Mesela, çok sevdiği Anne Hathaway’in 2012’de giydiği gelinliği tasarlamak için emekliliğine minik bir mola vermişti.

Veda

Valentino, imzası haline getirdiği “Valentino kırmızısı”, bir görev olarak gördüğü mutlak güzellik ve saf zarafet arayışı ile moda dünyasını sonsuza dek değiştirdi. Sadece kadınları yüceltmek için uğraştığını söylediği tasarımcılık hayatı boyunca kendisinden sonra gelen herkes için yepyeni kapılar açtı ve tarihin en ikonik moda evlerinden birini kurup yıllarca devam eden bir başarı ile yönetti. Valentino, yüksek modanın (Haute Couture) en sadık savunucusuydu. Hazır giyimin (Prêt-à-Porter) popülerleştiği dönemlerde bile, her dikişin elle atıldığı, her boncuğun tek tek işlendiği saraylı tarzından ödün vermedi.

Paris’in mutfağında pişen yeteneğini Roma’nın ruhuyla birleştirerek moda dünyasına adını silinmeyecek bir şekilde yazan ‘Son İmparator’ Valentino Garavani, ardında zarafetle örülmüş devasa bir miras ve hiç bitmeyecek bir estetik hikayesi bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Fotoğraf: @fondazionevggg

İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>>>> Zamansız olanlar: Dries Van Noten

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.