Ruh Sağlığı

Başarı sonrası boşluk hissinin psikolojisi

Başarı sonrası boşluk hissinin psikolojisi

Bazı kişiler için başarı, beklenen doyum ve mutluluk hissini uzun süre beraberinde getirmeyebilir. Hedefe ulaşıldığında kısa süreli bir haz yaşansa da ardından yeni bir hedef belirleme ihtiyacı ortaya çıkabilir. Kimi zaman kişi, elde ettiği başarı ne kadar emek ve çaba gerektirmiş olursa olsun, bunu küçümseyebilir ya da değersizleştirebilir. “Zaten yapabilirdim”, “O kadar da önemli değil” gibi düşünceler başarının fark edilmesini ve içselleştirilmesini zorlaştırabilir.

Bu durumda kişi kendini sürekli bir sonraki hedefe yönelirken bulabilir. Sürekli bir şeylere yetişmeye, kendini kanıtlamaya ya da daha iyisini yapmaya çalışmak zamanla yorgunluk ve tükenmişlik hissini beraberinde getirebilir.

Başarı sonrasında hissedilen boşluk, herkes için farklı anlamlar taşıyabilir. Bazı kişiler için bu boşluk dinlenme ve durma fırsatı sunarken, bazıları için rahatsız edici ve kaçınılması gereken bir deneyim gibi hissedilebilir. Böyle anlarda boşluğu hemen doldurmaya çalışmak yerine, onun ne anlattığını merak etmek ve anlamlandırmaya çalışmak kıymetli olabilir.

Mükemmeliyetçi eğilimlerin yoğun olduğu durumlarda kişi çoğu zaman ulaşamadıklarına odaklanırken, elde ettiklerini görmezden gelebilir. Oysa hedefler kadar, hatta bazen hedeflerden daha fazla, o hedeflere ulaşırken geçirilen süreç değerlidir. Yolculuk boyunca gösterilen emek, öğrenilenler ve kazanılan deneyimler de başarının önemli bir parçasıdır.

Başarı sonrasında ortaya çıkan boşluk hissiyle temas etmek, kişinin kendisine bazı sorular sormasına yardımcı olabilir: “Bu boşluk bana neyi hatırlatıyor? Durduğumda ve üretmediğimde kendimle ilgili hangi düşünceler ortaya çıkıyor? Dinlenmek ya da hiçbir şey yapmamak benim için neden zorlayıcı olabiliyor?”

Bazen bu soruların yanıtları, çocukluk döneminde alınan mesajlara uzanabilir. Sürekli meşgul olmanın, çalışmanın ya da başarılı olmanın değer gördüğü bir ortamda büyüyen kişiler, zamanla kendi değerlerini yalnızca başarıları üzerinden tanımlamaya başlayabilirler. Bu nedenle başarı sonrasında gelen duraklama hali, huzur verici olmaktan çok kaygı uyandırıcı olabilir.

Bu noktada önemli olan, kişinin yalnızca ulaştığı sonuçlarla değil; ihtiyaçları, duyguları, ilişkileri ve varoluşuyla da değerli olduğunu fark edebilmesidir. Çünkü insanın değeri, ürettikleri ya da başardıklarıyla sınırlı değildir. Başarılar yaşamın önemli bir parçasıdır; ancak kim olduğumuzu bütünüyle tanımlamazlar.

Bazen bir hedefe ulaştıktan sonra hemen yeni bir hedef belirlemek yerine, kısa bir süre durup geriye bakabilmek de iyileştirici olabilir. Verilen emeği fark etmek, karşılaşılan zorlukları hatırlamak ve kişinin kendi gelişimine tanıklık etmesi, başarı deneyiminin daha bütünlüklü hissedilmesine katkı sağlayabilir. Her başarıdan sonra yeni bir yarışa başlamak zorunda değiliz. Kimi zaman durmak, dinlenmek ve elde edilenlerle temas etmek de sürecin doğal ve sağlıklı bir parçasıdır.

Belki de başarı sonrası hissedilen boşluk, hemen doldurulması gereken bir eksiklik değil; kişinin kendisiyle daha derin bir bağ kurabilmesi için bir davettir. Bu boşluğun ne söylediğini duymaya çalışmak, yalnızca başarıyla kurduğumuz ilişkiyi değil, kendimizle kurduğumuz ilişkiyi de yeniden gözden geçirmemize yardımcı olabilir.

Fotoğraf: Instagram, @laraaceliaa

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.