Yeme İçme

Deneyimin Merkezinde: Agata ve Inspired Cocktail Lab

Deneyimin Merkezinde: Agata ve Inspired Cocktail Lab

Agata’da içecek, mekân ve müzik dekoratif unsurlar değil; tek bir vizyon altında çalışan bilinçli bir sistemin parçaları. Sezgiyi tekniğin önüne koyan bu yaklaşım, mixology’yi zamana yayılan bir anlatıya dönüştürüyor.

Agata’da deneyimi nasıl kurguluyorsunuz?

Agata’da deneyim benim için dekoratif bir kurgu değil; bilinçli olarak tasarlanmış bir sistem. İçecek, mekân ve müzik aynı anda çalışan üç temel yapı taşı. İçecek doğrudan bedenle temas eder ve anlatıyı başlatır. Mekân bu anlatıyı derinleştirir, misafiri gündelik olandan çıkarır. Müzik ise tüm süreci zamana yayar. Kurucu olarak önceliğim bu alanların bağımsız değil, tek bir vizyon altında hizalanması. Gerçek deneyim detaylardan değil, bu detayların birlikte çalışmasından doğar.

Mixology daha teknik bir yere evrilirken yaklaşımınız neden farklı?

Mixology bugün oldukça teknik ve bilimsel bir noktaya taşındı; bu gelişimi önemsiyorum. Ancak tekniği merkeze alan bir yaklaşımı hiçbir zaman yeterli bulmadım. Teknik öğrenilir, kopyalanır ve uygulanır. Sezgi ise inşa edilir.

Inspired Cocktail Lab tam olarak bu noktada devreye giriyor. Burası sadece bir üretim alanı değil; risk alınan, denenmemiş olanın test edildiği bir içecek laboratuvarı. Herkesin güvenli alanda kaldığı bir sektörde, bilinçli olarak o alanın dışına çıkmayı tercih ettim. Çünkü fark tam olarak orada oluşuyor.

Inspired Cocktail Lab, Agata için ne ifade ediyor?

Inspired Cocktail Lab, Agata’nın kalbi. Orada geliştirilen her formül önce teknik olarak değil, kavramsal olarak sorgulanır: “Bu içecek neden var? Ne anlatıyor? Zamana dayanır mı?” Bu sorulara net cevap veremediğim hiçbir formül Agata’ya girmez. Laboratuvar tarafında alınan riskler, Agata’da duygusal bir dile dönüşür. Alışılmış tat algısını bozmak, cesaret edilmeyen kombinasyonları denemek ve bazen misafiri konfor alanının dışına çıkarmak bu sürecin doğal bir parçasıdır.

Bugünün İstanbul’u liderlik ve üretim anlayışınızı nasıl etkiliyor?

Bugünün İstanbul’u benim için obsidyen enerjisi taşıyor: sert, keskin ve filtresiz. Bu şehir artık sizi süslemez; sizi sınar. Bu dönemde daha net, daha kararlı ve daha iddialı bir yönetim dili benimsedim. Risk almadan ilerlemenin mümkün olmadığı bir yerdeyiz. Ancak benim için risk, plansızlık değil; arkasında durabileceğim bir vizyon meselesi.

Türk mixology sahnesi globalde en çok nerede yanlış anlaşılıyor?

Türk mixology’si hâlâ egzotik bir hikâye olarak okunuyor. Oysa Anadolu’nun aromatik mirası bir süs değil; çok güçlü bir altyapı. Bu mirası global bir dilde anlatırken romantize etmeyi değil, yapı kurmayı seçtim. Uluslararası sahnede fark yaratan şey de bu oldu. Herkesin yaptığını biraz daha iyi yapmak değil; kimsenin kurmadığı bir dili inşa etmek.

Zero-waste yaklaşımınız ne anlama geliyor?

Zero-waste benim için bir trend değil, bir sistem. Inspired Cocktail Lab’de bu yaklaşımı hem teknik hem de zihinsel olarak uyguluyoruz. Sınırlı kaynaklarla üretmek, ekibi daha yaratıcı olmaya zorlar. Her şeyin serbest olduğu bir ortamda disiplin kaybolur. Ben doğru konulmuş sınırların yaratıcılığı keskinleştirdiğine inanıyorum. Bu yaklaşım aynı zamanda markanın sürdürülebilirliğini de güçlendiriyor.

Agata’dan ayrılan bir misafir yanında ne götürmeli?

Bir tat değil. Bir anıdan da fazlası. Bir farkındalık.
İçeceğin sadece içilen bir şey olmadığını, bir anlatı taşıyabileceğini fark etmesi. Eğer biri Agata’dan çıktıktan sonra mixology’ye farklı bir gözle bakıyorsa, benim için bu iş başarıyla tamamlanmıştır.

22 yıllık yolculukta sizi hala şaşırtan karar hangisi?

Genç yaşta, herkesin güvenli alanda kaldığı bir sektörde bilinçli olarak riskli alanlara girmek. Kimsenin denemediği şeyleri denemek, kimsenin sormadığı soruları sormak. Bugün geriye baktığımda görüyorum ki, o kararlar olmasaydı ne Agata olurdu ne de Inspired Cocktail Lab bu noktaya gelirdi. Girişimcilik benim için cesaretten çok, süreklilikle ilgilidir.

Marie Claire Bülten

Stil ve düşüncenin buluştuğu bu evrende; sezonun öne çıkan görünümleri, radarımıza giren kitaplar, editörden notlar ve kültürel dünyamıza heyecan katan detaylar e-posta kutunda seni bekliyor. Marie Claire evrenine katıl, kendine iyi gelenleri kaçırma.